Avustralya'da İşçi Partisi hükümetinin yürürlüğe koyduğu yüzde 5 ilk ev peşinatı programına yılda 200 bin Avustralya dolarından fazla kazanan yüksek gelirli vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. Uzmanlar, programın gelir sınırlarının kaldırılmasının konut fiyatlarını yapay olarak şişirdiği ve desteğin aslında ihtiyacı olmayan kişilere gittiği uyarısında bulunuyor. Eleştiriler, bu durumun konut piyasasındaki eşitsizlikleri derinleştirdiği yönünde.
Program, ilk kez ev sahibi olacak düşük ve orta gelirli kişilere yardımcı olmak amacıyla başlatılmıştı. Ancak hükümetin uygulamaya koyduğu gelir sınırlamalarının kaldırılmasıyla birlikte yüksek gelirli vatandaşlar da programdan faydalanmaya başladı. Guardian Australia'nın elde ettiği verilere göre, bazı başvuru sahiplerinin yıllık geliri 200 bin doların üzerinde seyrediyor. Bu durum, programın amacına hizmet edip etmediği konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Gelişmenin arka planı
Avustralya'da konut fiyatları son yıllarda hızla yükselirken, ev sahibi olma oranı düşüş gösteriyor. Hükümet, özellikle gençlerin ve düşük gelirlilerin konut piyasasına girmesini kolaylaştırmak için yüzde 5 peşinat programını başlatmıştı. Normalde yüzde 20 peşinat gereken ev alımlarında, devlet kalan yüzde 15'i garanti ederek alıcının daha düşük peşinatla kredi almasını sağlıyor. Ancak programın gelir sınırları kaldırılınca, yüksek gelirliler de bu fırsattan yararlanmaya başladı.
Ekonomistler, programın bu haliyle konut talebini yapay olarak artırarak fiyatları yukarı çektiğini belirtiyor. Grattan Enstitüsü'nden Brendan Coates, "Program iyi niyetli olsa da, uygulamada en çok ihtiyacı olanlara değil, zaten borç ödeme kapasitesi olanlara yardım ediyor. Bu da konut fiyatlarını daha da yükseltiyor" dedi.
Hükümet yetkilileri ise programın hala düşük ve orta gelirli alıcıları hedeflediğini savunuyor. Konut Bakanı Julie Collins, "Programımız, ilk kez ev alacakların piyasaya girmesine yardımcı oluyor. Gelir sınırlarını kaldırmamız, daha fazla kişinin bu fırsattan yararlanmasını sağladı" açıklamasını yaptı.
Bölgesel veya küresel boyut
Avustralya'nın konut piyasasındaki bu gelişme, gelişmiş ülkelerde yaygın olarak görülen bir sorunun yansıması. Birçok ülkede hükümetler, konut sahipliğini artırmak için çeşitli teşvikler uyguluyor. Ancak bu teşvikler genellikle arzı artırmaktan çok talebi körüklüyor ve fiyatları yükseltiyor. ABD'de benzer bir program olan FHA kredileri de eleştirilere maruz kalıyor. İngiltere'de "Help to Buy" programı da konut fiyatlarını artırdığı gerekçesiyle eleştirilmişti.
Küresel ölçekte, merkez bankalarının düşük faiz politikaları ve pandemi sonrası artan tasarruflar da konut fiyatlarını yukarı çekiyor. Avustralya'nın bu programı, konut piyasasına yönelik müdahalelerin istenmeyen sonuçlarını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer şekilde düşük faizli konut kredileri ve peşinat destekleri gündeme gelmişti. Avustralya örneği, konut piyasasına yönelik talebi artırıcı politikaların dikkatli tasarlanmaması halinde fiyatları daha da yükseltebileceğini gösteriyor. Türkiye'de yüksek enflasyon ve konut fiyatları göz önüne alındığında, bu tür programların gelir sınırlamaları ve arz artırıcı önlemlerle desteklenmesi gerekiyor. Aksi halde, programdan en çok yüksek gelirliler faydalanabilir ve konut sahipliği oranı düşmeye devam edebilir.