Avrupa'da etkili olan son sıcak hava dalgası sırasında Avrupa Birliği ülkelerinin üçte ikisinde sağlığa zararlı seviyelerde yer seviyesi ozon (troposferik ozon) kirliliği ölçüldü. Avrupa Çevre Ajansı'nın (AÇA) yayımladığı rapora göre, sıcak hava dalgasının zirve yaptığı dönemde 27 AB üyesi ülkenin 18'inde Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) belirlediği güvenlik sınırlarının aşıldığı kaydedildi. Özellikle Güney Avrupa ülkeleri olan İtalya, İspanya, Yunanistan ve Fransa'da ozon seviyeleri kritik eşiklerin üzerine çıktı. Yer seviyesi ozonu, özellikle solunum yolu rahatsızlıklarına, astım ataklarına ve akciğer dokusunda hasara neden olabilen bir hava kirleticisi olarak biliniyor.
Ozon kirliliğinin sağlık etkileri ve kaynakları
Yer seviyesi ozonu, doğrudan atmosfere salınmayan, ancak nitrojen oksitler (NOx) ve uçucu organik bileşikler (VOC) gibi öncül kirleticilerin güneş ışığı ve yüksek sıcaklık altında kimyasal reaksiyona girmesiyle oluşan ikincil bir kirleticidir. Sıcak hava dalgaları, ozon oluşumunu hızlandıran atmosferik koşullar yaratarak kirlilik seviyelerini artırır. Raporda, sıcak hava dalgası sırasında ölçülen ozon seviyelerinin, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik solunum yolu hastalığı olan bireyler için ciddi sağlık riski oluşturduğu vurgulanıyor. DSÖ, günlük ortalama ozon konsantrasyonu için 50 ppb (milyarda bir parçacık) sınır değeri belirlemişken, söz konusu dönemde birçok bölgede bu değerin iki katına varan oranlar kaydedildi.
AÇA raporu, ozon kirliliğinin sadece sağlık üzerinde değil, aynı zamanda tarım ürünleri ve ekosistemler üzerinde de olumsuz etkileri olduğuna dikkat çekiyor. Yer seviyesi ozonu, bitkilerde fotosentezi engelleyerek tarımsal verimin düşmesine neden olabiliyor. Bu durum, özellikle tarıma dayalı ekonomiler için ek bir tehdit oluşturuyor.
İklim değişikliği ile ilişki ve önlem çağrıları
Bilim insanları, iklim değişikliğine bağlı olarak sıcak hava dalgalarının sıklığının ve şiddetinin arttığına, bunun da ozon kirliliği riskini yükselttiğine işaret ediyor. Avrupa Çevre Ajansı, ozon seviyelerini düşürmek için NOx ve VOC emisyonlarının azaltılması gerektiğini belirtiyor. Özellikle ulaşım sektöründen kaynaklanan egzoz emisyonları, en büyük öncül kirletici kaynakları arasında yer alıyor. Raporda, AB'nin hava kalitesi direktiflerine uyulması ve emisyon azaltım hedeflerine ulaşılması için daha sıkı tedbirler alınması çağrısı yapılıyor. Ayrıca, bireysel düzeyde araç kullanımının azaltılması, toplu taşımanın teşvik edilmesi ve enerji verimliliğinin artırılması gibi önlemler de ozon kirliliğini azaltmada etkili olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, özellikle yaz aylarında sıcak hava dalgalarına maruz kalan Akdeniz iklim bölgesinde yer almaktadır. AB ülkelerinde ölçülen ozon kirliliği seviyeleri, Türkiye'de de benzer meteorolojik koşullar altında benzer risklerin ortaya çıkabileceğine işaret etmektedir. Türkiye'nin büyük şehirlerinde artan araç sayısı ve sanayi faaliyetleri ozon öncülü emisyonları artırmakta, sıcak hava dalgalarıyla birleştiğinde sağlık risklerini yükseltmektedir. Bu durum, Türkiye'nin hava kalitesi yönetimi ve iklim değişikliği uyum politikalarında daha etkin önlemler alması gerektiğini göstermektedir. Ayrıca, AB ile çevre ve iklim alanındaki işbirliği ve uyum süreci kapsamında emisyon azaltım hedeflerine uyum sağlanması önem taşımaktadır.