ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma yönündeki sinyalleri, NATO müttefikleri ve Rusya arasındaki dengeleri yeniden şekillendirebilecek bir hamle olarak değerlendiriliyor. Ancak askeri analistlere göre, Washington bu adımı atarken elindeki en güçlü pazarlık kozlarından birini –askeri varlığın kademeli olarak azaltılması– masadan çekmiş olacak. Oysa bu koz, Rusya ile yürütülecek olası bir anlaşmada tam anlamıyla kullanılmış değil.
Gelişmenin arka planı
Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana Avrupa’daki ABD asker sayısı önemli ölçüde azaldı. 1980’lerde 350 bini aşan bu sayı, bugün 60 bin ila 80 bin arasında seyrediyor. Ancak son dönemde Ukrayna savaşının ardından Doğu Avrupa’ya ek birlikler gönderilmişti. Şimdi ise Kongre’de bazı çevreler, savunma harcamalarının ABD bütçesindeki yükünü azaltmak ve Hint-Pasifik bölgesine odaklanmak için bu birliğin daha da azaltılmasını savunuyor.
Başkanlık seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi adayların bazıları, Avrupa’nın kendi güvenliğine daha fazla yatırım yapması gerektiğini vurguluyor. Bu argüman, NATO üyesi ülkelerin GSYİH’lerinin en az yüzde 2’sini savunmaya ayırma taahhüdünü yerine getirme konusundaki eksikliklerine dayanıyor. Ancak askeri uzmanlar, ABD birliklerinin bir kısmını çekmenin Rusya’ya yanlış sinyaller gönderebileceği ve NATO’nun caydırıcılığını zayıflatabileceği konusunda uyarıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığı, NATO’nun Doğu Avrupa’daki varlığını artırmasına yol açmıştı. Şimdi Washington’un bu birliği azaltması, Moskova’ya “Batı yoruldu ve çekilmeye başladı” şeklinde yorumlanabilecek bir mesaj verebilir. Bu durum, Rusya’nın Baltık ülkeleri veya Polonya’ya yönelik baskısını artırmasına zemin hazırlayabilir.
Öte yandan, asker azaltma kozu, stratejik silah anlaşmaları veya Ukrayna’nın toprak bütünlüğü konusunda Rusya ile yapılacak müzakerelerde esneklik sağlayabilir. Uzmanlara göre, ABD bu aracı henüz kullanmadı. Ancak aceleyle yapılacak bir çekilme, bu kozu tamamen değersizleştirebilir. Analistler, ABD yönetiminin bu pazarlık gücünü koruyarak, asker sayısını kademeli olarak azaltma planlarını Rusya ile diğer konulardaki ilerlemelere bağlaması gerektiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’nin Avrupa’daki asker sayısını azaltması, Türkiye’nin güvenlik dengelerini doğrudan etkileyebilecek bir gelişme. Türkiye, NATO’nun güney kanadında kritik bir üs ülke konumunda. ABD birliklerinin Avrupa’da azaltılması, Türkiye’yi Rusya karşısında daha yalnız bırakabilir ve Doğu Akdeniz’deki enerji oyunlarında elini zayıflatabilir. Ankara, Moskova ile iş birliğini sürdürürken NATO kanadından gelen bu geri çekilme sinyalleri, Türk dış politikasının manevra alanını daraltabilir. Türkiye’nin bu süreçte kendi savunma harcamalarını artırması ve ittifak içinde sesini daha güçlü duyurması gerekebilir.