Avrupa bu yaz rekor düzeyde seyahat baskısıyla karşı karşıya. Vatandaşlar salgın sonrası tatil için büyük bir talep gösterirken, bölgesel jeopolitik riskler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve yeni bir sınır kontrol sistemi seyahatleri karmaşık hale getiriyor. POLITICO muhabirlerinin aktardığına göre, Orta Doğu'daki çatışmaların petrol rotalarını tehdit etmesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlikler havayolu yakıt maliyetlerini artırırken, AB'nin yeni Giriş/Çıkış Sistemi (EES) teknik aksaklıklarla boğuşuyor. Özellikle Akdeniz ülkeleri turizm sezonunda bu sorunlardan en çok etkilenenler arasında.
Hürmüz Boğazı ve Yakıt Fiyatları
Dünya ham petrolünün yaklaşık beşte biri Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. İran'ın bölgedeki son manevraları ve ABD ile gerginlik, petrol fiyatlarında ani sıçramalara yol açtı. Bu durum doğrudan havayolu şirketlerini etkiliyor; yakıt maliyetleri yükselirken, bilet fiyatlarına da yansıyor. Avrupa merkezli havayolları, özellikle uzun mesafeli uçuşlarda maliyetleri dengelemekte zorlanıyor. Ayrıca Kızıldeniz'deki Husilerin ticari gemilere yönelik saldırıları, deniz taşımacılığını da sekteye uğratıyor ve bazı rotaların daha uzun alternatiflerle dolaşmasına neden oluyor. Bu durum, turizm sektöründe tedarik zinciri sorunları ve fiyat artışları olarak kendini gösteriyor.
Yeni Sınır Sistemi: EES Gecikmeleri
Avrupa Birliği'nin uzun süredir planlanan Giriş/Çıkış Sistemi (EES), bu yaz uygulanmaya başlandı ancak teknik altyapı yetersizlikleri ve personel eğitim eksiklikleri nedeniyle büyük gecikmelere yol açtı. Özellikle İngiltere ile AB arasındaki sınır geçişlerinde uzun kuyruklar oluştu. Dover Limanı ve Eurotunnel'de yolcular saatlerce beklemek zorunda kaldı. Sistemin amacı, AB dışı ülke vatandaşlarının giriş-çıkışlarını otomatik olarak kaydetmek ve aşırı kalışları önlemek olsa da, uygulama aşamasındaki sorunlar turistler ve seyahat acenteleri için büyük bir hayal kırıklığı yarattı. POLITICO'nun haberine göre, bazı havalimanları geçici çözümler geliştirse de, sistemin tam olarak oturması birkaç ay daha alabilir.
Orta Doğu Çatışmalarının Dalga Etkisi
İsrail-Hamas çatışması ve Lübnan sınırındaki gerilim, Doğu Akdeniz'de seyahat güvenliği endişelerini artırdı. Birçok havayolu Tel Aviv ve Beyrut uçuşlarını iptal ederken, bazı kruvaziyer şirketleri Doğu Akdeniz rotalarını askıya aldı. Bu durum, turistlerin alternatif destinasyonlara yönelmesine neden oldu; İspanya, İtalya ve Yunanistan kıyıları bu yaz daha fazla ziyaretçi ağırlıyor. Ancak bu yoğunluk, yerel altyapı üzerinde baskı oluşturuyor ve aşırı kalabalık şikayetlerine yol açıyor. Ayrıca, çatışmaların tırmanması halinde enerji arz güvenliği yeniden gündeme gelebilir ve Avrupa genelinde yakıt fiyatlarını daha da yukarı çekebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Avrupa'daki bu gelişmelerden doğrudan etkileniyor. Öncelikle, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim Türkiye'nin enerji ithalat maliyetini artırma potansiyeli taşıyor. Türkiye, ham petrol ve doğal gazının önemli bir kısmını bu güzergahtan tedarik ettiği için, fiyat dalgalanmaları cari açığı büyütebilir. Diğer yandan, Avrupa'daki seyahat krizi Türk turizmi için bir fırsata dönüşebilir. Doğu Akdeniz'de güvenlik endişeleri ve AB'deki sınır sorunları, turistlerin Türkiye gibi daha istikrarlı ve uygun fiyatlı destinasyonlara yönelmesine neden olabilir. Nitekim 2024 yazı itibarıyla Türkiye'ye gelen Avrupalı turist sayısında belirgin bir artış gözlemleniyor. Ayrıca Türkiye, EES sistemine dahil olmadığı için sınır geçişlerinde AB ülkelerine kıyasla daha az sorun yaşıyor. Bu durum, Türkiye'nin kısa vadede turizm gelirlerini artırmasına katkı sağlayabilir.