İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, işgal altındaki Suriye topraklarında konuşlu İsrail askerlerini üçüncü kez ziyaret ederek, Suriye'nin egemenliğini ihlal etti. Şam yönetimi, ziyareti 'açık bir ihlal' olarak kınadı. Netanyahu ziyaret sırasında, ABD-İsrail'in İran'a yönelik savaşı sürerken, İran hükümetinin çöküşün eşiğinde olduğu iddiasını yineledi.
Ziyaretin Arka Planı ve Artan Gerilim
Netanyahu'nun bu ziyareti, İsrail'in Suriye'nin güneyinde işgal ettiği bölgede üçüncü kez gerçekleşti. İsrail, 2011'de başlayan Suriye iç savaşından bu yana Suriye topraklarında çeşitli askeri operasyonlar yürütüyor ve özellikle İran destekli milisleri hedef alıyor. İsrail, Suriye'nin Golan Tepeleri'ni 1967'de işgal etmiş, 1981'de ilhak etmişti; ancak bu bölge uluslararası hukukta Suriye toprağı olarak kabul ediliyor. Son yıllarda İsrail, Suriye'nin güneyinde tampon bölge oluşturma çabalarını artırdı.
Şam yönetimi, Netanyahu'nun ziyaretini 'Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne açık bir saldırı' olarak nitelendirdi. Suriye Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, 'İsrail'in bu provokatif eylemi, uluslararası hukukun ve BM kararlarının açık bir ihlalidir' denildi. Suriye, BM Güvenlik Konseyi'ni acilen toplanmaya çağırdı.
Netanyahu'nun ziyareti, bölgede tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde gerçekleşti. ABD ve İsrail, İran'a yönelik askeri ve istihbari baskıyı artırmış durumda. İran'ın nükleer programı ve bölgesel milis grupları üzerinden yürüttüğü etki, İsrail için başlıca tehdit olarak görülüyor. Netanyahu, İran hükümetinin iç protestolar ve ekonomik kriz nedeniyle çöküş eşiğinde olduğunu savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'in Suriye'deki askeri varlığı, uluslararası hukuk açısından tartışmalı. Birçok ülke, İsrail'in Suriye topraklarındaki eylemlerini işgal olarak nitelendiriyor. Rusya, İran ve Türkiye gibi bölgesel aktörler, Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunuyor. ABD ise İsrail'in güvenlik endişelerini desteklemekle birlikte, Suriye'nin kuzeyinde PKK/YPG ile işbirliği yapması nedeniyle Türkiye ile gerilim yaşıyor.
Netanyahu'nun açıklamaları, İran'da rejim değişikliği beklentisini yansıtıyor. Ancak İran, son aylarda iç protestolara rağmen yönetimini sürdürüyor. İran'ın nükleer programına ilişkin müzakereler ise uzun süredir askıda. İsrail, İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek için askeri seçeneği masada tutuyor.
Suriye iç savaşı, 2011'den bu yana yüz binlerce kişinin ölümüne ve milyonlarca kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Ülke, Rusya, İran, Türkiye ve ABD gibi güçlerin vekalet savaşına sahne oldu. İsrail, savaş boyunca Suriye'de İran'a ait hedeflere yüzlerce hava saldırısı düzenledi. Bu saldırılar, zaman zaman Suriye hava savunma sistemlerini de hedef aldı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Suriye topraklarındaki işgalci tutumu, Türkiye'nin Suriye politikası açısından kritik bir mesele. Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini destekliyor; İsrail'in Golan Tepeleri'ndeki ilhakını tanımıyor. Netanyahu'nun ziyareti, bölgede İsrail'in askeri varlığını meşrulaştırma çabası olarak görülüyor. Türkiye, İsrail'in Suriye'deki eylemlerinin PKK/YPG'ye alan açabileceğinden endişe ediyor. Ayrıca, İran-İsrail geriliminin tırmanması, Türkiye'nin enerji güvenliği ve bölgesel istikrarı için risk oluşturuyor. Türkiye, diplomatik kanalları kullanarak Suriye'nin egemenliğine saygı çağrısı yapmayı sürdürecektir.