Avustralyalı eski bir savunma yetkilisinin, Aukus savunma paktının gerekliliğini kanıtlamak için kamuya açık bir oturumda 'saldırgan bir Endonezya' varsayımını kullanması, Cakarta ile Canberra arasında yeni bir gerilime neden oldu. Analistler, Michael Pezzullo'nun sözlerini 'beceriksiz diplomasi' olarak değerlendirirken, bu tür açıklamaların iki ülke arasındaki güven tazeleme çabalarını baltalayabileceği uyarısında bulunuyor.
Arka Plan: Aukus ve Bölgesel Algılar
Aukus, 2021 yılında Avustralya, Birleşik Krallık ve ABD arasında imzalanan ve Avustralya'ya nükleer denizaltı teknolojisi sağlamayı amaçlayan üçlü bir savunma anlaşması. Anlaşma, Çin'in Pasifik'teki artan etkisine karşı bir denge unsuru olarak görülüyor. Ancak bölge ülkeleri, özellikle Endonezya ve Malezya, Aukus'un Güneydoğu Asya'da bir silahlanma yarışını tetikleyebileceğinden endişeli.
Michael Pezzullo, Avustralya İç Güvenlik Bakanlığı'nın eski müsteşarı. Geçtiğimiz günlerde bir parlamento soruşturmasında verdiği ifadede, Aukus'un gerekliliğini savunmak için 'Endonezya'nın saldırgan bir tutum sergileyebileceği' yönünde hipotetik bir senaryo çizdi. Bu ifadeler, Endonezya basınında geniş yankı buldu ve Cakarta yönetimi tarafından 'talihsiz' olarak nitelendirildi.
Endonezya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, 'Avustralya'nın iç siyasetinde kullanılan bu tür varsayımların, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığa zarar verdiği' belirtildi. Avustralya hükümeti ise Pezzullo'nun sözlerinin kişisel görüşü olduğunu ve resmi politikayı yansıtmadığını savundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Endonezya ve Avustralya, son yıllarda savunma ve güvenlik alanında işbirliğini derinleştirme çabası içindeydi. 2021'de imzalanan ve 2024'te güncellenen Savunma İşbirliği Anlaşması, ortak tatbikatlar ve istihbarat paylaşımını öngörüyor. Ancak Pezzullo'nun sözleri, bu olumlu gidişata gölge düşürdü.
Uzmanlara göre, Aukus'un bölgede yarattığı algı, sadece Endonezya değil, Malezya ve diğer ASEAN ülkeleri için de sorun teşkil ediyor. Çin, Aukus'u 'Soğuk Savaş zihniyeti' olarak eleştirirken, ABD ve müttefikleri anlaşmanın savunma amaçlı olduğunu vurguluyor. Endonezya ise ASEAN'ın merkeziliğini koruma ve büyük güçler arasında dengeli bir politika izleme gayretinde.
Pezzullo'nun ifadeleri, Avustralya'nın bölgedeki imajını da zedelemiş durumda. Avustralya, Pasifik adaları ve Güneydoğu Asya'da daha fazla angajman ararken, bu tür açıklamalar güven tazeleme çabalarını sekteye uğratabilir. Analistler, Canberra'nın Cakarta'ya yönelik açıklamalarında daha dikkatli olması gerektiğini belirtiyor.
Öte yandan, Aukus'un nükleer denizaltı programı, bölgede silahlanma yarışını körükleyebileceği endişesini taşıyor. Endonezya, nükleer silahların yayılmasını önleme rejimine bağlılığını yinelerken, Avustralya'nın nükleer denizaltı edinmesinin bölgesel istikrarı bozabileceğini savunuyor. Bu bağlamda, Pezzullo'nun sözleri, mevcut hassasiyetleri daha da artırmış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Endonezya ile Avustralya arasındaki bu gerilim, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesindeki diplomatik ve ekonomik çıkarları açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda Endonezya ile savunma sanayii işbirliğini güçlendiriyor ve bölgede etkin bir aktör olma yolunda adımlar atıyor. Aukus kaynaklı gerginlikler, Türkiye'nin bölge ülkeleriyle ilişkilerini derinleştirmesi için bir fırsat yaratabilir. Ayrıca, benzer savunma ittifaklarının yarattığı algı sorunları, Türkiye'nin kendi güvenlik ortaklıklarında karşılaşabileceği zorluklara dair dersler içeriyor.