Asya borsaları, ABD ile İran arasında yeniden alevlenen çatışma olasılığının petrol fiyatlarını yukarı çekmesiyle düşüşe hazırlanıyor. Yüksek enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisine dair endişeler yeniden gündeme gelirken, tahvil piyasaları ABD Hazine tahvillerindeki toparlanmanın ardından yakından izleniyor.
Petroldeki Yükseliş ve Piyasa Tepkisi
ABD ile İran arasındaki gerilimin yeniden tırmanması, küresel petrol fiyatlarında sert bir yükselişe neden oldu. Brent ham petrolü, Orta Doğu'da arz kesintisi riskinin artmasıyla birlikte yüzde 4'ün üzerinde değer kazandı. Bu durum, enerji ithalatına bağımlı Asya ekonomileri için maliyet baskısı yaratırken, bölge borsalarında satış baskısını beraberinde getirdi.
Japonya'nın Nikkei 225 endeksi, Güney Kore'nin Kospi endeksi ve Avustralya'nın S&P/ASX 200 endeksi vadeli işlemlerde düşüş sinyali verdi. Çin'in Şanghay Bileşik endeksi ve Hong Kong'un Hang Seng endeksi de açılışta zayıf bir seyir izledi. Analistler, petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon beklentilerini yükselterek merkez bankalarının faiz indirim planlarını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.
Öte yandan, ABD Hazine tahvilleri geçtiğimiz günlerde yaşanan satış dalgasının ardından toparlandı. 10 yıllık Hazine tahvili faizi, yatırımcıların güvenli liman arayışına yönelmesiyle geriledi. Bu toparlanma, tahvil piyasalarının odak noktası haline gelmesine neden oldu. Piyasalar, Fed'in para politikası duruşunu ve jeopolitik riskleri aynı anda fiyatlamaya çalışıyor.
Jeopolitik Riskler ve Küresel Piyasa Etkileri
ABD-İran gerilimi, yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel risk iştahını da olumsuz etkiliyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamalarda İran'a yönelik yeni yaptırımların masada olduğu belirtilirken, Tahran yönetimi olası bir askeri müdahaleye karşılık vereceği uyarısında bulundu. Orta Doğu'daki bu tırmanma, Hürmüz Boğazı'ndan geçen günlük yaklaşık 20 milyon varil petrolün güvenliğini tehdit ediyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi kurumlar, jeopolitik gerilimlerin küresel büyümeyi yavaşlatabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artışın, küresel enflasyonu yarım puan yukarı çekebileceği tahmin ediliyor. Bu da merkez bankalarının faiz indirim döngüsünü ertelemesine yol açabilir.
Asya ekonomileri açısından bakıldığında, enerji ithalatçısı ülkeler cari açık baskısıyla karşı karşıya. Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler, petrol fiyatlarındaki artıştan olumsuz etkilenecek. Buna karşın, Malezya ve Endonezya gibi petrol ihracatçısı ülkeler kısmen avantaj sağlayabilir. Çin ise stratejik petrol rezervlerini kullanarak dalgalanmayı dengelemeye çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Petrol fiyatlarındaki yükseliş, enerji ithalatının büyük bölümünü dışa bağımlı olarak karşılayan Türkiye için doğrudan bir maliyet artışı anlamına geliyor. Cari açık ve enflasyon üzerindeki baskı, Merkez Bankası'nın faiz politikasını daha da karmaşık hale getirebilir. ABD-İran geriliminin tırmanması, Türkiye'nin enerji tedarik güvenliğini riske atarken, İran ile ticari ilişkilerde de belirsizlik yaratabilir. Ayrıca, küresel risk iştahının azalması, gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışını hızlandırarak TL üzerinde ek baskı oluşturabilir.