Yeni bir Reuters/Ipsos anketi, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu hafta sonu Beyaz Saray'ın Güney Çimenliği'nde düzenlemeyi planladığı UFC dövüş gecesine halkın yalnızca yüzde 16 oranında destek verdiğini ortaya koydu. Anket, 29-30 Nisan tarihlerinde yapıldı ve 1.853 Amerikalı yetişkinle online görüşme yöntemiyle gerçekleştirildi. Katılımcıların yalnızca yüzde 16'sı bu tür bir etkinliğin Beyaz Saray'da yapılmasının uygun olduğunu belirtirken, yüzde 59'u uygun olmadığını ifade etti. Geri kalan yüzde 25 ise kararsız olduğunu veya konu hakkında fikri olmadığını söyledi. Anketin hata payı yüzde 2,5 olarak açıklandı.
Gelişmenin arka planı
Başkan Trump, UFC Başkanı Dana White ile yakın ilişkileriyle biliniyor. Beyaz Saray, etkinliğin Başkan'ın askerleri ve gazileri onurlandırma amacı taşıdığını duyurdu. Ancak eleştirmenler, hükümet binasının spor müsabakalarına ev sahipliği yapmasını etik dışı ve kamu kaynaklarının kötüye kullanımı olarak nitelendiriyor. Beyaz Saray Muhabirleri Derneği de etkinliğin tarihinin, geleneksel Beyaz Saray Muhabirleri Yemeği ile çakışması nedeniyle eleştirilerin odağında.
Etkinlikte, UFC hafif sıklet şampiyonu İslam Mahaçev ile Dustin Poirier arasında bir rövanş maçı planlanıyor. Ayrıca kadınlar horoz sıklet maçı da yer alacak. Beyaz Saray, etkinliğin tamamen özel bağışlarla finanse edildiğini ve vergi mükelleflerine herhangi bir yük getirmediğini vurguluyor. Ancak bu açıklama, etkinliğin prestijini ve resmi karakterini sorgulayanları ikna etmeye yetmedi.
Bölgesel veya küresel boyut
Beyaz Saray'da bir UFC etkinliği düzenlenmesi, ABD'deki siyasi kutuplaşmanın bir yansıması olarak görülüyor. Trump yönetimi, geleneksel olmayan adımlarla tabanını memnun etmeye çalışırken, Demokratlar ve medya kuruluşları bu tür hamleleri popülizm ve kurumsal normları aşındırma olarak nitelendiriyor. Etkinlik, uluslararası alanda da ABD'nin imajına ilişkin soru işaretleri yaratıyor. Bazı analistler, Beyaz Saray'ın bir eğlence mekanı olarak kullanılmasının, hükümetin ciddiyetini zedelediğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD iç siyasetindeki kutuplaşmanın bir göstergesi olsa da Türkiye'ye doğrudan yansıması sınırlıdır. Ancak Trump döneminde Beyaz Saray'ın giderek daha fazla kişisel ve popülist bir yaklaşımla yönetilmesi, uluslararası ittifaklarda öngörülemezliği artırabilir. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde bu tür iç siyasi dalgalanmaların etkisini hissedebilir; özellikle askeri işbirlikleri ve diplomatik müzakerelerde Trump'ın kişisel tercihlerinin ön plana çıkması, karar alma süreçlerini daha karmaşık hale getirebilir.