LONDRA - İngiltere'de 'Kuzeyin Kralı' lakaplı Andy Burnham, 19 Temmuz Cuma günü iktidardaki İşçi Partisi'nin lideri seçilecek ve bu, on yıl içinde yedinci başbakan olma yolundaki son adım olacak. Burnham, popülist Reform UK'nin yükselişini engelleme vaadiyle göreve hazırlanıyor. 1970 doğumlu siyasetçi, uzun süredir parti içinde sol kanadın önde gelen isimlerinden biri olarak biliniyor. 2017'den bu yana Büyük Manchester'ın belediye başkanı olan Burnham, merkez-sol politikalarla bölgesel kalkınmayı teşvik etti. Şimdi ise ulusal sahneye çıkmaya hazırlanıyor.
Gelişmenin arka planı: İstikrarsız bir dönem
İngiltere, son on yılda Brexit, COVID-19 salgını ve artan yaşam maliyeti kriziyle sarsıldı. Muhafazakar Parti, 2010'dan bu yana beş farklı başbakanla yönetildi. Boris Johnson'ın 2022'de istifası, Liz Truss'un 49 günlük kısa başbakanlığı ve Rishi Sunak'ın liderliği, ülkenin siyasi istikrarsızlığını derinleştirdi. Bu ortamda İşçi Partisi, 2024 genel seçimleri öncesinde toparlanma sinyali veriyor. Burnham, parti içinde geniş bir tabana sahip; sendikaların desteğini alırken, iş dünyasıyla da diyalog kurabiliyor. Reform UK'nin yükselişi, özellikle eski sanayi bölgelerinde endişe yaratıyor. Göç karşıtı ve Avrupa şüphecisi parti, anketlerde yüzde 10-15 oy alarak İşçi Partisi'nin güvenli koltuklarını tehdit ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Avrupa'da popülizm dalgası
Burnham'ın liderliği, sadece İngiltere için değil, Avrupa genelinde popülizme karşı bir sınav olarak görülüyor. Fransa'da Marine Le Pen'in Ulusal Birlik'i, Almanya'da AfD ve İtalya'da Giorgia Meloni'nin sağcı hükümeti, kıtada benzer eğilimleri yansıtıyor. Burnham, 'insanların kaybolduğunu hisseden bölgelere ulaşarak' popülist dalgayı kırmayı hedefliyor. Ekonomik eşitsizlik, kamu hizmetlerinin yetersizliği ve göç konularında somut politikalar sunacağını belirtiyor. Küresel bağlamda, bir İşçi Partisi hükümeti, AB ile daha yakın ilişkiler kurabilir; ancak Burnham, Brexit'i geri getirmeyeceğini net bir şekilde ifade ediyor. NATO ve Batı ittifakına bağlılığını vurguluyor, ancak askeri harcamaları artırma konusunda temkinli.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Burnham'ın başbakan olması, Türkiye-İngiltere ilişkilerinde yeni bir dönemi başlatabilir. İşçi Partisi'nin geleneksel olarak göçmen haklarına ve uluslararası iş birliğine daha sıcak bakması, Türk vatandaşları için vize ve ticaret kolaylıkları anlamına gelebilir. Ancak Burnham'ın sol ekonomik programı, serbest ticaret anlaşmalarının yeniden müzakere edilmesine yol açabilir. Reform UK'nin yükselişini engelleme çabası, popülist söylemlerin yumuşamasına neden olabilir; bu da Avrupa genelinde Türkiye karşıtı söylemleri dolaylı olarak etkileyebilir. Küresel anlamda, İngiltere'nin istikrara kavuşması, NATO ve Avrupa güvenliği açısından olumlu; ancak Türkiye'nin AB ile ilişkileri doğrudan etkilenmeyebilir. Yine de Brexit sonrası Londra'nın Ankara ile ikili ticaret hacmini artırma çabaları, yeni hükümetle hız kazanabilir.