Amnesty International, Rusya'nın yabancı uyruklu kişileri sahte iş teklifleriyle kandırarak Ukrayna'daki savaşa sürdüğünü iddia eden çarpıcı bir rapor yayımladı. İnsan hakları örgütüne göre, Afrika, Asya ve Latin Amerika'dan gelen kişiler, inşaat, güvenlik veya lojistik gibi alanlarda yüksek maaşlı iş vaatleriyle Rusya'ya çekildi; ancak havalimanına indiklerinde pasaportlarına el konuldu, askeri kamplara götürüldü ve cepheye gönderildi. Rapor, savaşın başlangıcından bu yana binlerce yabancının benzer şekilde istismar edildiğini öne sürüyor.
Arka Plan: Sistematik Bir Kandırma Ağı
Amnesty'nin raporu, Rusya'nın Ukrayna işgali sırasında artan asker ihtiyacını karşılamak için yabancı uyrukluları hedef alan organize bir ağ oluşturduğunu gösteriyor. Kurbanların ifadelerine göre, işe alım süreci genellikle sosyal medya ve aracı şirketler üzerinden yürütülüyor. Örneğin, Nijerya'dan bir kişi, Moskova'da bir depoda çalışmak üzere aylık 3.000 dolar teklif edilerek getirildi; ancak Rusya'ya varışından kısa süre sonra silah eğitimi almaya zorlandı ve ardından Ukrayna'nın doğusundaki cepheye gönderildi. Benzer şekilde, Suriyeli ve Mısırlı gençlerin de aynı yöntemle kandırıldığı belirtiliyor.
Raporda, Rus askeri yetkililerinin bu kişilere sözleşmeli asker statüsü verdiği, ancak sözleşmelerin Rusça olduğu ve imzalanmadan önce içeriğinin açıklanmadığı vurgulanıyor. Yabancıların çoğu, savaşın gerçek yüzünü ancak cephede fark ediyor. Amnesty, bu uygulamanın Cenevre Sözleşmeleri'ne ve uluslararası insan hakları hukukuna açıkça aykırı olduğunu belirtiyor. Örgüt, Rusya'nın bu kişileri 'gönüllü asker' gibi göstermeye çalıştığını ancak gerçekte zorla alıkonulduklarını ve kaçmaları durumunda ağır cezalarla tehdit edildiklerini aktarıyor.
Kremlin, raporu reddederek iddiaları 'asılsız' olarak nitelendirdi. Rus yetkililer, yabancıların yalnızca kendi rızasıyla askerlik yaptığını savunuyor. Ancak Amnesty'nin elindeki tanık ifadeleri, telefon kayıtları ve aracı kurum belgeleri, sistemli bir kandırma ve zorlama pratiğine işaret ediyor. Raporda, bazı kurbanların Rusya'dan kaçmayı başardığı, ancak çoğunun hâlâ kayıp olduğu belirtiliyor.
Küresel Boyut: Savaşın Gölgesinde İnsan Ticareti
Bu rapor, Rusya'nın Ukrayna savaşında asker kayıplarını telafi etmek için yabancı ülkelerden insan gücü temin etme çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Savaşın başlangıcından bu yana Rusya, Suriye, Libya, Orta Afrika Cumhuriyeti ve hatta Nepal gibi ülkelerden savaşçı toplamakla suçlanıyor. Amnesty'nin bulguları, bu uygulamanın sadece izole olaylar değil, organize bir insan ticareti ağı olduğunu gösteriyor.
Uluslararası hukuk uzmanları, bu tür eylemlerin 'insan ticareti' ve 'zorla askere alma' suçlarını oluşturduğunu ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) yargı yetkisine girebileceğini belirtiyor. Ancak Rusya, UCM'yi tanımadığı için olası bir kovuşturma şimdilik sembolik kalabilir. Yine de rapor, savaş suçlarına ilişkin uluslararası delil toplama çabalarına önemli bir katkı sağlıyor.
Öte yandan, bu tür haberler Rusya'nın uluslararası itibarını daha da erozyona uğratıyor. Afrika ve Asya ülkelerindeki kamuoyları, vatandaşlarının Rusya tarafından kandırılmasına tepki gösteriyor. Bazı hükümetler, vatandaşlarını Rusya'da askerlik yapmamaları konusunda uyardı. Amnesty, ilgili ülkelere vatandaşlarını koruma ve Rusya'ya karşı ortak bir duruş sergileme çağrısı yaptı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rapor, Türkiye'yi doğrudan hedef almasa da, Karadeniz'in kuzeyindeki savaşın bölgesel istikrarsızlığı derinleştirdiğini gösteriyor. Türkiye, Ukrayna ve Rusya arasında denge politikası yürütürken, insan ticareti gibi ciddi suçlamaların olduğu bir ortamda arabuluculuk rolünü sürdürmek zorlaşıyor. Ayrıca, Rusya'nın yabancı savaşçı toplama çabaları, Türkiye üzerinden geçen göç yollarını da etkileyebilir; Türk vatandaşlarının da benzer vaatlerle kandırılma riski bulunuyor. Ankara'nın, vatandaşlarını bu tür tuzaklara karşı uyarması ve bölgesel güvenlik için diplomatik girişimlerini artırması gerekiyor.