MANİLA, FİLİPİN — Çin Halk Kurtuluş Ordusu Donanması'na (PLAN) ait 052D sınıfı güdümlü füze destroyeri Guilin (164), geçtiğimiz yaz Scarborough Shoal açıklarında Çin Sahil Güvenlik botuyla yaşanan ve can kaybıyla sonuçlanan çarpışma olayının ardından ön cephe hizmetine geri döndü. Askeri raporlara göre, destroyer son günlerde Güney Çin Denizi'nde birleşik bir görev grubuyla birlikte görüntülendi.
Olayın Arka Planı ve Geminin Dönüşü
Geçtiğimiz yaz meydana gelen olayda, Guilin (164) destroyeri, Scarborough Shoal (Türkçe'de Bilgin Kayalıkları olarak da bilinir) bölgesinde Çin Sahil Güvenlik'e ait bir botla çarpışmıştı. Çarpışma sonucunda sahil güvenlik botunda görevli personelden can kaybı yaşandığı bildirilmişti. Olayın ardından destroyerin bir süre tersanede onarım gördüğü ve mürettebatının sorgulandığı ancak resmi makamlarca bu konuda detaylı bir açıklama yapılmadığı biliniyor.
Son askeri raporlara göre, Type 052D sınıfı destroyer Guilin (164), onarım ve bakım sürecinin tamamlanmasının ardından yeniden aktif göreve döndü. Geminin, Güney Çin Denizi'nde birleşik bir görev grubu içinde yer aldığı ve bölgede devriye faaliyetlerine katıldığı tespit edildi. Bu dönüş, Çin Donanması'nın bölgedeki varlığını ve operasyonel kabiliyetini sürdürdüğünü göstermesi açısından dikkat çekiyor.
Type 052D sınıfı, Çin Donanması'nın en modern güdümlü füze destroyerlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu sınıf gemiler, gelişmiş hava savunma sistemleri, denizaltı savunma kabiliyetleri ve karşı gemisavar füzeleriyle donatılmış durumda. Guilin'in hizmete dönüşü, Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki hak iddialarını desteklemek için deniz kuvvetlerini modernize etme ve bölgede sürekli bir varlık gösterme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Güney Çin Denizi, küresel ticaretin yaklaşık üçte birinin geçtiği kritik bir su yolu olmasının yanı sıra, zengin balıkçılık kaynakları ve potansiyel hidrokarbon rezervleri nedeniyle uzun süredir çok taraflı anlaşmazlıklara sahne oluyor. Çin, bölgenin büyük bir kısmında hak iddia ederken, Filipinler, Vietnam, Malezya, Brunei ve Tayvan da farklı ölçeklerde hak iddialarında bulunuyor. Scarborough Shoal, 2012 yılından bu yana fiilen Çin kontrolünde bulunuyor ve bölge, özellikle Filipinler ile Çin arasında sık sık gerginliklere yol açıyor.
Son yıllarda Çin Sahil Güvenlik ve Deniz Kuvvetleri, bölgede artan bir şekilde aktif hale geldi. Özellikle 2023 ve 2024 yıllarında Filipinler'e ait ikmal gemilerine yönelik müdahaleler ve çeşitli çarpışma olayları, bölgesel istikrarı tehdit eden unsurlar olarak öne çıktı. ABD, Filipinler ile 1951 tarihli karşılıklı savunma anlaşması çerçevesinde bölgede donanma varlığını artırdı ve Çin'in eylemlerini uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendirdi. Çin ise bölgedeki faaliyetlerinin egemenlik hakları kapsamında olduğunu savunuyor.
Guilin destroyerinin dönüşü, Çin'in bölgedeki askeri varlığını pekiştirme ve caydırıcılık mesajı verme çabası olarak yorumlanıyor. Öte yandan, olayın ardından Çin donanmasının bu tür kazaları önlemek için yeni prosedürler geliştirip geliştirmediği belirsizliğini koruyor. Uluslararası gözlemciler, benzer çarpışmaların tekrarlanmasının bölgesel tansiyonu daha da artırabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Çin Denizi'ndeki gelişmeler, doğrudan Türkiye'nin sınırları içinde olmasa da küresel deniz ticareti ve jeopolitik denge açısından Türkiye'yi dolaylı olarak etkiliyor. Türk dış politikası, genel olarak uluslararası hukuka ve deniz yetki alanlarına saygı ilkesini savunuyor. Bölgede artan gerilim, küresel tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabileceği gibi, NATO müttefiki ABD ile Çin arasındaki rekabetin derinleşmesi, Türkiye'nin denge politikasını da zorlaştırabilir. Ayrıca Türkiye, savunma sanayii ihracatı ve enerji güvenliği açısından Asya-Pasifik'teki istikrarsızlıkları yakından izlemek durumunda.