Japonya Savunma Bakanlığı, 2027 mali yılı savunma bütçesi için rekor düzeyde 8,9 trilyon yen (yaklaşık 55,6 milyar dolar) talep etti. Pazartesi günü açıklanan bütçe belgelerine göre, talep edilen fonlar öncelikli olarak yapay zeka, insansız sistemler ve uzun menzilli saldırı kabiliyetlerine ayrılacak. Bu, Japonya'nın savunma harcamalarında şimdiye kadarki en yüksek talep olarak kayıtlara geçti.
Savunma Stratejisinde Köklü Değişim
Japonya'nın bu bütçe talebi, ülkenin İkinci Dünya Savaşı sonrası benimsediği pasifist savunma politikasından uzaklaşarak daha proaktif bir güvenlik duruşuna yöneldiğinin en somut göstergesi. 2022'de güncellenen Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesiyle Japonya, "karşı saldırı kapasitesi" olarak adlandırdığı uzun menzilli füze yeteneklerini edinme kararı almıştı. Bu doğrultuda 2027 mali yılı bütçesi, söz konusu kapasitelerin hızlandırılmasını hedefliyor.
Talep edilen bütçenin önemli bir kısmı, yapay zeka destekli istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) sistemlerine, otonom deniz ve hava araçlarına, ayrıca siber ve elektromanyetik spektrumda yetenek geliştirmeye ayrılacak. Uzun menzilli seyir füzeleri ve hipersonik silah sistemleri de öncelikli başlıklar arasında. Bakanlık, bu yeteneklerle Çin ve Kuzey Kore'nin artan askeri faaliyetlerine karşı caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlıyor.
Japonya Savunma Bakanlığı'nın talebi, ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYH) yüzde 2'sini savunmaya ayırma hedefiyle uyumlu. Mevcut Başbakan Shigeru Ishiba hükümeti, selefi Fumio Kishida döneminde belirlenen bu hedefi sürdürme taahhüdünü yinelemişti. Bütçe talebinin önümüzdeki aylarda hükümet tarafından değerlendirilerek Aralık ayında nihai bütçe taslağına dönüştürülmesi bekleniyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Japonya'nın savunma harcamalarını artırma kararı, Doğu Asya'da giderek sertleşen güvenlik ortamının bir yansıması. Çin'in Tayvan çevresindeki askeri tatbikatları, Kuzey Kore'nin balistik füze denemeleri ve Rusya'nın Uzak Doğu'daki faaliyetleri Tokyo'yu daha güçlü bir savunma yapısı kurmaya itiyor. Japonya ayrıca ABD ile ittifakını derinleştirirken, Avustralya ve diğer bölge ülkeleriyle savunma işbirliğini genişletiyor.
Bu bütçe artışı, Japonya'nın savunma sanayisini de canlandıracak. Ülke içinde geliştirilen insansız sistemler ve uzun menzilli füzeler için yerli üreticilere daha fazla kaynak aktarılacak. Aynı zamanda ABD yapımı Tomahawk füzeleri gibi dış alımlar da hızlanabilir. Japonya'nın savunma ihracatı kurallarını gevşetmesi, bölgesel güvenlik mimarisini etkileyebilecek bir diğer faktör.
Uzmanlar, Japonya'nın savunma bütçesindeki bu artışın, bölgedeki silahlanma yarışını tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. Ancak Tokyo, adımlarının savunma amaçlı olduğunu ve uluslararası hukuka uygun olduğunu vurguluyor. Yine de bu gelişme, Asya-Pasifik'te güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'nın savunma bütçesini rekor düzeye çıkarması, küresel savunma harcamalarındaki genel artış trendini yansıtıyor. Türkiye, kendi savunma sanayisini güçlendirme ve ihracatını artırma hedefi doğrultusunda bu tür gelişmeleri yakından izliyor. Japonya'nın insansız sistemler ve uzun menzilli füzelere yönelik talebi, Türk savunma sanayii için potansiyel işbirliği alanları sunabilir. Ancak Japonya'nın ağırlıklı olarak ABD ve yerli üreticilerle çalışması, Türkiye'nin bu pazara girmesini sınırlayabilir. Öte yandan, Asya-Pasifik'teki silahlanma yarışı, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu ve savunma ihracat stratejilerini dolaylı olarak etkileyebilir.