Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Gazze'nin kuzeyindeki Kemal Advan Hastanesi eski yöneticisi Dr. Husam Ebu Safiye'nin, İsrail güçleri tarafından gözaltına alınmasının üzerinden 600 gün geçmesine rağmen hâlâ serbest bırakılmamasını kınayarak, doktorun derhal ve koşulsuz olarak salıverilmesi çağrısında bulundu. Örgüt, Dr. Ebu Safiye'nin keyfi gözaltısının uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu ve sağlık çalışanlarının korunması gerektiğini vurguladı.
600 Gündür Süren Gözaltı ve Hukuki Mücadele
Dr. Husam Ebu Safiye, 23 Aralık 2023'te, İsrail ordusunun Kemal Advan Hastanesi'ne düzenlediği baskın sırasında diğer sağlık personeliyle birlikte gözaltına alınmıştı. O tarihten bu yana, hakkında herhangi bir suçlama yöneltilmediği ve yargı önüne çıkarılmadığı belirtiliyor. Af Örgütü, gözaltının askıda olduğunu ve doktorun "idari tutukluluk" statüsünde olduğunu, bu uygulamanın İsrail'in Filistinlilere yönelik sistematik bir insan hakları ihlali olduğunu açıkladı.
Af Örgütü'nün yayımladığı raporda, Dr. Ebu Safiye'nin gözaltı koşullarının da insanlık dışı olduğu belirtiliyor. Doktorun, savaş sırasında hastanede mahsur kalan yüzlerce hastaya ve sağlık ekibine liderlik ettiği, İsrail güçlerinin hastaneye düzenlediği saldırılarda birçok meslektaşının öldüğü veya yaralandığı ifade ediliyor. Filistin Sağlık Bakanlığı'na göre, 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail saldırılarında en az 1.000 sağlık çalışanı hayatını kaybetti.
Dr. Ebu Safiye'nin ailesi ve uluslararası insan hakları kuruluşları, doktorun serbest bırakılması için defalarca çağrı yapmış, ancak İsrail yönetimi bu çağrılara yanıt vermemişti. Aile, son olarak Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'ne başvurarak, doktorun akıbeti hakkında acil bilgi talep etmişti.
Uluslararası Tepkiler ve İsrail'in Tutumu
Uluslararası Af Örgütü'nün bu yeni çağrısı, dünya genelinde Filistin davasını destekleyen gruplar tarafından da memnuniyetle karşılandı. Ancak İsrail hükümeti, Dr. Ebu Safiye'ye yönelik iddiaların güvenlik gerekçelerine dayandığını ve konunun istihbarat birimlerince incelendiğini öne sürüyor. İsrail ordu sözcüsü, doktorun Hamas üyesi olduğunu iddia etmişti; ancak bu iddia doktorun avukatı tarafından yalanlandı ve bugüne kadar somut bir kanıt sunulmadı.
Uluslararası hukuk uzmanları, İsrail'in idari tutukluluk uygulamasının, 1949 Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olduğunu, çünkü bu uygulamanın Filistin topraklarında yaşayan sivillere yönelik keyfi gözaltı ve alıkoyma anlamına geldiğini belirtiyor. Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de daha önce sağlık çalışanlarının hedef alınmasını kınamış ve bölgede sağlık sisteminin çöküşünün eşiğinde olduğu uyarısında bulunmuştu.
Gazze'deki savaş, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e düzenlediği saldırı ve ardından İsrail'in başlattığı büyük çaplı askeri operasyonlarla başladı. O günden bu yana, Gazze'de 40 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti; hastaneler, okullar ve sivil altyapı büyük ölçüde tahrip oldu. Dr. Ebu Safiye'nin gözaltısı, savaşın sivil halk üzerindeki yıkıcı etkisinin bir sembolü haline geldi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasının en güçlü savunucularından biri olarak, Gazze'deki insani krize yönelik sürekli gündeme getirdiği hassasiyeti bu olayla da ortaya koyuyor. Ankara yönetimi, daha önce Dr. Ebu Safiye'nin serbest bırakılması için İsrail'e yönelik diplomatik girişimlerde bulunmuş, ancak sonuç alamamıştı. Bu durum, Türkiye'nin Filistin konusundaki tutarlı duruşunu desteklerken, aynı zamanda uluslararası toplumun İsrail üzerindeki baskısının artırılması gerektiğini gösteriyor. Türkiye'nin, insan hakları savunucuları ve sağlık çalışanları için küresel bir dayanışma ağı oluşturma çabalarına katkı sağlayabilecek bu vaka, aynı zamanda bölgedeki kalıcı barış müzakerelerinin insani boyutunun da önemini ortaya koyuyor.