ABD’de yükselen yaşam maliyetleri ve artan enflasyon, milyonlarca Amerikalı için emeklilik hayallerini giderek uzaklaştırıyor. Yeni bir araştırmaya göre, Amerikalıların neredeyse yarısı emeklilik için finansal olarak hazır olmadığını düşünüyor ve birçoğu birikimlerinin yeterli olmayacağından endişe ediyor. Bu durum, dünyanın en büyük ekonomisinde yaşlanan nüfusun geleceğine dair ciddi soru işaretleri yaratırken, benzer demografik ve ekonomik baskılarla karşı karşıya olan Türkiye için de önemli uyarılar içeriyor.
Artan maliyetler, azalan güven
Ulusal Emeklilik Araştırması’na göre, ABD’de 45 yaş üstü her iki kişiden biri (yüzde 49) emeklilik için yeterli birikime sahip olmadığını kabul ediyor. Ankete katılanların yüzde 52’si ise birikimlerinin emeklilik süresince yetmeyeceğinden korkuyor. Bu oranlar son on yılın en yüksek seviyelerine ulaştı. Enflasyonun yanı sıra konut, sağlık ve gıda fiyatlarındaki artış, hanelerin tasarruf yapma kabiliyetini ciddi şekilde zorluyor. Ortalama bir emeklilik hesabında 200 bin dolar civarında birikim bulunurken, bu rakamın ortalama 20 yıllık bir emeklilik için yetersiz kaldığı belirtiliyor. Uzmanlar, 65 yaş üstü bir bireyin sağlık harcamalarının emeklilikte ortalama 300 bin doları bulabileceğine dikkat çekiyor.
Küresel bir krizin habercisi mi?
ABD’deki bu tablo yalnızca bir ülkeye özgü değil. Gelişmiş ülkelerde yaşlanan nüfus, kamu emeklilik sistemleri üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor. Dünya Bankası verilerine göre, küresel çapta 65 yaş üstü nüfus oranı 2050’ye kadar iki katına çıkabilir. Bu durum, emeklilik fonlarının sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. ABD Merkez Bankası’nın faiz artırımları ve uzun süre yüksek faiz politikası, bireysel yatırımların getirisini etkilerken, tahvil piyasalarındaki dalgalanmalar emeklilik fonlarının performansını da olumsuz etkiliyor. Ekonomistler, hükümetlerin emeklilik yaşını yükseltmek zorunda kalabileceğini ve sosyal güvenlik sistemlerinde reform yapılması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye de benzer bir demografik dönüşümden geçiyor. TÜİK verilerine göre, 65 yaş üstü nüfusun toplam nüfusa oranı 2023’te yüzde 10.2’ye ulaştı. Yüksek enflasyon ve TL’nin değer kaybı, bireysel emeklilik birikimlerinin reel getirisini aşındırıyor. ABD’deki bu gelişme, Türkiye’nin sosyal güvenlik sisteminde kapsamlı bir reformun kaçınılmaz olduğunu hatırlatıyor. Ayrıca, küresel piyasalardaki oynaklık, Türkiye’nin yaşlanma sürecini daha kırılgan hale getirebilir. Türk hükümetinin doğum teşvikleri ve işgücü piyasasında yaşlı istihdamını artırma politikaları bu açıdan kritik önem taşıyor.