Almanya, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü'nün (UNIFIL) yıl sonunda sona erecek olan görev süresinin ardından, Lübnan'ın güneyinde bir "güvenlik boşluğu" oluşmaması için Avrupa Birliği (AB) liderliğinde yeni bir barış gücü konuşlandırılması çağrısında bulundu. Berlin yönetimi, bölgedeki istikrarın korunması ve İsrail-Lübnan sınırında yeniden çatışma riskinin önlenmesi amacıyla AB üye ülkelerinin ortak bir askeri misyon oluşturması gerektiğini savunuyor. Alman Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, UNIFIL'in 1978'den bu yana bölgede oynadığı kritik rolün altı çizilirken, görev süresinin uzatılmaması halinde oluşabilecek boşluğun hem Lübnan hem de bölgesel barış için ciddi tehdit oluşturacağı belirtildi.
UNIFIL'in Geleceği Belirsizliğini Koruyor
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 1978 yılında 425 sayılı kararıyla kurulan UNIFIL, İsrail'in Lübnan'ı işgalinin ardından bölgeye konuşlandırılmıştı. Görevi, İsrail güçlerinin geri çekilmesini denetlemek, uluslararası barış ve güvenliği sağlamak ve Lübnan hükümetine bölgedeki otoritesini yeniden tesis etmesinde yardımcı olmaktı. 2006 Lübnan Savaşı'nın ardından 1701 sayılı BMGK kararıyla yetkileri genişletilen UNIFIL, şu anda yaklaşık 10.500 askerle Lübnan'ın güneyinde konuşlu durumda. Ancak görev süresi her yıl yenilenmekte ve bu yıl sonunda dolacak. BMGK'da Rusya ve Çin'in de aralarında bulunduğu bazı üyeler, misyonun etkinliğini sorgularken, ABD ve Avrupa ülkeleri UNIFIL'in varlığının sürdürülmesinden yana. Almanya'nın bu önerisi, BM içindeki tıkanıklığa alternatif bir çözüm olarak görülüyor.
Alman hükümeti, UNIFIL'in yerini alacak bir AB gücünün, Lübnan ordusuyla koordineli şekilde çalışarak güneydeki güvenliği sağlayabileceğini ve Hizbullah gibi silahlı grupların bölgedeki etkisini sınırlayabileceğini öne sürüyor. Ancak bu öneri, AB'nin ortak bir askeri operasyon için gerekli siyasi iradeyi ve kaynakları sağlayıp sağlayamayacağı sorusunu gündeme getiriyor. Fransa, İtalya ve İspanya gibi UNIFIL'e en fazla asker katkısı yapan ülkelerin desteği kritik önem taşırken, Almanya'nın kendisi de şu anda misyona 47 askerle katkıda bulunuyor. Berlin, yeni misyonun kapsamının ve yetkilerinin net bir şekilde tanımlanması gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel Dengeler ve Uluslararası Tepkiler
Almanya'nın önerisi, Orta Doğu'da artan gerilimlerin gölgesinde geldi. İsrail ile Hizbullah arasında zaman zaman sınır ötesi çatışmalar yaşanırken, bölgedeki istikrar kırılgan bir zeminde duruyor. Lübnan, derin bir ekonomik kriz ve siyasi çıkmazla boğuşurken, ordunun güneydeki kontrolü sınırlı durumda. Uzmanlar, UNIFIL'in çekilmesi halinde Hizbullah'ın bölgedeki varlığını daha da artırabileceği ve İsrail ile yeni bir çatışma riskinin yükselebileceği uyarısında bulunuyor. AB'den yapılan resmi açıklamalarda, önerinin henüz erken aşamada olduğu ve üye ülkeler arasında geniş istişareler yapılması gerektiği belirtiliyor. AB Dış İlişkiler Servisi, UNIFIL'in yerini alacak bir misyonun ancak BMGK yetkisiyle mümkün olabileceğini hatırlatırken, bazı diplomatlar "bu, BM'nin devre dışı bırakılması anlamına gelmez, aksine AB'nin daha aktif rol almasıdır" yorumunu yapıyor.
ABD'nin konuya yaklaşımı ise daha temkinli. Washington, UNIFIL'in görev süresinin uzatılmasından yana olduğunu belirtirken, AB gücü fikrine prensipte sıcak bakmadığı sinyallerini veriyor. İsrail ise resmi olarak BM misyonunu desteklemekle birlikte, UNIFIL'in Hizbullah'ın silahlanmasını engellemede yetersiz kaldığını sık sık dile getiriyor. İsrail Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "bölgede güvenliğin sağlanması için etkili bir uluslararası mekanizma gerekiyor" ifadelerine yer verildi. Lübnan hükümeti ise UNIFIL'in görev süresinin uzatılmasını talep ederken, Almanya'nın önerisine temkinli yaklaşıyor; çünkü AB gücünün Lübnan'ın egemenliğine müdahale anlamına gelebileceği endişesi taşınıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, UNIFIL'e 2010'dan bu yana deniz unsurlarıyla katkıda bulunuyor ve misyonun devamını destekliyor. Almanya'nın AB gücü önerisi, Doğu Akdeniz'deki dengeleri ve Türkiye'nin bölgedeki çıkarlarını doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, AB'nin Ortadoğu'da askeri bir misyon üstlenmesine genel olarak mesafeli yaklaşırken, bu önerinin BM sistemi dışında bir yapılanmaya yol açabileceği endişesini taşıyor. Ayrıca, olası bir AB gücüne Türkiye'nin katılımı veya katkısı, Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir tartışma konusu olabilir. Bölgesel istikrar açısından, Lübnan'daki güvenlik boşluğu terör örgütlerine ve düzensiz göçe yol açabileceğinden, Türkiye'nin bu süreci yakından takip etmesi ve diplomatik girişimlerde bulunması bekleniyor.