Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletinde 6 Haziran 2021'de yapılan eyalet seçimlerinde aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi beklenmedik bir başarı elde ederek oyların yüzde 20,8'ini aldı. Bu sonuç, AfD'nin 2017 federal seçimlerindeki yükselişini pekiştirirken, ülke genelinde aşırı sağın normalleşmesi endişelerini artırdı. Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) yüzde 37,1 ile birinci olurken, AfD ikinci parti konumuna yerleşti. Sosyal Demokratlar (SPD) yüzde 8,4, Sol Parti yüzde 11, Yeşiller yüzde 5,9 ve FDP yüzde 6,4 oranında oy aldı. Bu tablo, Almanya'nın doğusunda siyasi yelpazenin nasıl kaydığını gözler önüne seriyor.
AfD'nin Yükselişinin Arka Planı
AfD, 2013 yılında avro karşıtı bir hareket olarak kuruldu; ancak 2015'teki göçmen kriziyle birlikte göçmen karşıtı söylemi benimseyerek hızla yükseldi. Saksonya-Anhalt gibi doğu eyaletlerinde işsizlik ve ekonomik durgunluk, göçmen karşıtı duyguları körükledi. AfD, özellikle genç erkek seçmenler ve işsiz kesim arasında destek buldu. Partinin liderleri, İslam karşıtı ve yabancı düşmanı söylemleriyle tanınıyor. Seçim kampanyasında "Almanya'yı geri al" sloganı kullanıldı. Ayrıca AfD, koronavirüs kısıtlamalarına karşı çıkarak pandemi yorgunluğunu da kullandı. Uzmanlar, AfD'nin başarısını protesto oylarına ve ana akım partilerin göçmen politikalarındaki tutarsızlıklarına bağlıyor.
Almanya ve Avrupa İçin Sonuçları
AfD'nin yükselişi, Almanya'nın siyasi istikrarı ve Avrupa Birliği için endişe verici. AfD, AB karşıtı ve Rusya yanlısı bir çizgide. Partinin güçlenmesi, Almanya'nın iklim politikaları ve göçmen kotası gibi konularda AB içindeki yapıcı rolünü zayıflatabilir. Ayrıca, Almanya'da koalisyon kurmak zorlaşıyor; CDU, AfD ile işbirliği yapmayacağını açıklasa da, bazı eyaletlerde matematiksel olarak AfD'siz hükümet kurmak imkansız hale geliyor. Bu durum, aşırı sağın siyasi meşruiyet kazanmasına yol açabilir. Avrupa genelinde de benzer eğilimler var: Fransa'da Ulusal Birlik, İtalya'da Brothers of Italy, İspanya'da Vox gibi partiler yükselişte. Almanya'daki gelişme, Avrupa'da aşırı sağın normalleşmesinin bir parçası olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Almanya'da aşırı sağın yükselişi, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiriyor. Almanya'da yaklaşık 3 milyon Türk kökenli insan yaşıyor. AfD'nin göçmen karşıtı ve İslam düşmanı söylemleri, bu toplumu hedef alıyor. Partinin güçlenmesi, Türk vatandaşlarının güvenliği ve entegrasyonu açısından risk oluşturuyor. Ayrıca, Almanya'nın AB içindeki Türkiye politikası da etkilenebilir; AfD, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı. Ekonomik açıdan, Almanya ile ticaret ve yatırım ilişkileri olumsuz etkilenebilir. Türkiye, Almanya'daki gelişmeleri yakından izlemeli ve Türk toplumunun haklarını korumak için diplomatik girişimlerde bulunmalı.