Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Temmuz ayı başında başkent Bakü'de eski Rus ve Alman üst düzey yetkililerin bir araya geldiğini ve bu buluşmada Ukrayna savaşına ilişkin müzakereler yapılmış olabileceğini açıkladı. Aliyev, ne kendisinin ne de Azerbaycanlı yetkililerin bu toplantıdan önceden haberdar olduğunu belirterek, söz konusu görüşmenin Bakü'de Azerbaycan'ın bilgisi dışında gerçekleştiğini vurguladı. Bu açıklama, uluslararası kamuoyunda Ukrayna savaşının sonlandırılmasına yönelik gayriresmî diplomasi çabalarının gündeme geldiği bir dönemde yapıldı.
Gelişmenin arka planı
Aliyev, 20 Temmuz'da yaptığı açıklamada, eski Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev ve eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder'in aynı dönemde Bakü'de bulunduğunu doğruladı. Medvedev halen Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı olarak görev yaparken, Schröder ise Rus devlet enerji şirketlerinde üst düzey yöneticilik yapmasıyla biliniyor. Her iki ismin de Ukrayna krizinde kulis faaliyetleriyle anıldığı daha önceki haberlerde yer almıştı. Aliyev, bu görüşmenin içeriğine dair detay vermezken, 'Biz ne böyle bir toplantı düzenledik ne de bundan haberdardık. Bu tamamen kendi inisiyatifleriyle gerçekleşen bir buluşmaydı.' ifadelerini kullandı.
Bakü'nün bu açıklaması, Azerbaycan'ın Ukrayna savaşında tarafsız bir pozisyon izleme çabası olarak yorumlanıyor. Aliyev yönetimi, hem Rusya hem de Ukrayna ile iyi ilişkilerini sürdürüyor; ayrıca enerji koridoru olarak stratejik bir konuma sahip. Eski yetkililerin Bakü'yü tercih etmesi ise bu tür gayriresmî görüşmeler için tarafsız bir zemin arayışını yansıtıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Söz konusu gelişme, Ukrayna savaşının sonlandırılmasına yönelik diplomatik çabaların hız kazandığı bir döneme denk geliyor. Temmuz ayı boyunca Suudi Arabistan ve İsviçre gibi ülkelerde çeşitli barış zirveleri düzenlenirken, Bakü'deki bu buluşma, resmî olmayan kanalların da ne denli aktif olduğunu gösteriyor. Rusya ve Almanya arasında enerji bağlantıları (Nord Stream 2) nedeniyle yakın ilişkiler bulunuyor; Schröder de bu ilişkilerin sembol isimlerinden biri. Medvedev ise Rusya'nın Batı ile diyalogunda kilit rol oynayan bir figür olarak öne çıkıyor.
Aliyev'in 'bilgimiz dışında' vurgusu, özellikle Batı medyasında Azerbaycan'ın bu görüşmeye aracılık ettiği yönündeki spekülasyonları engellemeyi amaçlıyor. Zira Azerbaycan, enerji kaynakları ve jeopolitik konumuyla hem Rusya hem de Batı için önemli bir ülke. Bu tür bir aracılık rolü, Bakü'nün hassas dengeler üzerine kurulu dış politikasını zora sokabilirdi. Ne var ki Aliyev'in net ifadeleri, bu ihtimali ortadan kaldırmış görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bakü'de eski Rus ve Alman yetkililerin Ukrayna konulu görüşmesi, Türkiye'nin de aktif rol oynadığı Ukrayna diplomasisi açısından anlamlıdır. Türkiye, Karadeniz Tahıl Koridoru ve esir takası gibi konularda arabuluculuk yaparken, Bakü'deki bu tür gayriresmî temaslar, alternatif kanalların varlığını gösteriyor. Azerbaycan'ın bilgisi dışında gerçekleşen toplantı, Ankara'nın Bakü ile koordinasyonunu daha da önemli kılıyor. Ayrıca, Türkiye-Azerbaycan enerji ve savunma işbirliği bağlamında, Ukrayna savaşının bölgesel yansımaları Ankara'nın çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye'nin Rusya ile Ukrayna arasında denge politikası izlerken, Bakü'deki bu buluşma, bölgede barış arayışlarının çok aktörlü bir zeminde devam ettiğini teyit ediyor. Ankara'nın bu tür gelişmeleri yakından izlemesi ve olası yeni diplomatik girişimlerde inisiyatif alması beklenebilir.