Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan bir kamuoyu yoklaması, Amerikan Yahudi toplumunun yüzde 30'unun İsrail'in Gazze Şeridi'nde soykırım işlediğine inandığını ortaya koydu. Middle East Eye'ın aktardığı ankete göre, bu oran Amerikan kamuoyundaki derin fikir ayrılıklarını ve İsrail'in uluslararası meşruiyetine yönelik artan sorgulamaları gözler önüne seriyor. Anket, İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'ye yönelik askeri operasyonlarının ardından, özellikle sivil kayıplar ve insani krizin boyutlarıyla ilgili endişelerin arttığı bir dönemde gerçekleştirildi.
Anketin detayları ve arka planı
Söz konusu anket, bağımsız bir araştırma kuruluşu tarafından geniş bir Amerikan Yahudi örneklemiyle yapıldı. Katılımcıların yüzde 30'u İsrail'in eylemlerinin soykırım tanımına uyduğunu belirtirken, yüzde 45'i bu iddiayı reddetti, kalan yüzde 25 ise kararsız olduğunu ifade etti. Anketin hata payı artı-eksi yüzde 4 olarak açıklandı. Özellikle genç Yahudiler arasında bu oranın daha yüksek olduğu belirtiliyor. 18-34 yaş aralığındaki Yahudi Amerikalıların yüzde 42'si soykırım iddiasına katılıyor. Bu, yaşlı nesillere kıyasla belirgin bir farkı işaret ediyor. 65 yaş üstünde ise bu oran yüzde 25'e düşüyor.
Anket ayrıca, Amerikan Yahudilerinin İsrail hükümetine yönelik eleştirilerinin de arttığını ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 55'i İsrail hükümetinin Gazze politikasını onaylamadığını belirtirken, yüzde 35'i onayladığını söyledi. Bu veriler, geleneksel olarak İsrail'e güçlü destek veren Amerikan Yahudi toplumunda önemli bir kırılma yaşandığını gösteriyor. İsrail'in Gazze'deki operasyonları sırasında 30 binden fazla Filistinlinin öldüğü, yaralı sayısının 70 bini aştığı ve altyapının büyük ölçüde tahrip olduğu BM verilerine yansıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Anket sonuçları, sadece ABD'de değil, uluslararası kamuoyunda da yankı uyandırdı. İsrail'in Gazze operasyonları, birçok uluslararası sivil toplum kuruluşu ve BM ajansı tarafından savaş suçu ve soykırım olarak nitelendirilirken, Amerikan Yahudi toplumundaki bu algının güçlenmesi dikkat çekiyor. Özellikle Güney Afrika Cumhuriyeti'nin Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) İsrail aleyhine açtığı soykırım davası, bu tartışmaları uluslararası hukuk zeminine taşıdı. UAD, Ocak 2024'te İsrail'e soykırımı önleme tedbirleri alması yönünde ihtiyati tedbir kararı vermiş, ancak doğrudan soykırım suçlamasını henüz karara bağlamamıştı.
ABD yönetimi ise İsrail'e askeri ve diplomatik desteğini sürdürüyor. Başkan Biden, İsrail'in kendini savunma hakkını defalarca vurgularken, sivil kayıpların azaltılması çağrısında bulunuyor. Ancak anketler, Amerikan toplumunda giderek artan bir bölünmeyi gösteriyor. Örneğin, bir Pew anketi, Amerikalıların yüzde 46'sının İsrail'in operasyonlarını aşırı bulduğunu, yüzde 38'inin ise haklı bulduğunu ortaya koymuştu. Yahudi toplumu içindeki bu farklılaşma, İsrail'in ABD'deki geleneksel lobi gücünün zayıflayabileceği yönünde yorumlara yol açıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail'in Gazze operasyonlarını başından beri sert bir dille eleştirmiş, soykırım suçlamasını uluslararası platformlarda gündeme getirmiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'i sık sık soykırımla suçlamış ve Uluslararası Adalet Divanı'ndaki davayı desteklemiştir. Bu anket, Türkiye'nin insani amaçlı dış politikasını teyit eden bir veri olarak okunabilir; ABD'li Yahudiler arasında bile soykırım algısının yüzde 30'a ulaşması, Ankara'nın argümanlarını güçlendirebilir. Öte yandan, ABD'deki İsrail yanlısı lobinin etkisinin azalması, Türkiye'nin Kongre'deki Ermeni soykırımı tasarıları gibi konularda daha olumlu bir atmosfer yakalamasına katkı sağlayabilir. Ancak Türkiye-İsrail ilişkileri zaten gerilimli olduğu için kısa vadede doğrudan bir etki beklenmemelidir.