ABD Avrupa Çok Alanlı Komutanlığı (Multi-Domain Command – Europe) Komutanı Tuğgeneral Steven P. Carpenter, Doğu Kanadı'nda sensör ve atıcı sistemlerin entegrasyonuna ilişkin özel açıklamalarda bulundu. Almanya'nın Mainz-Kastel kentindeki Clay Kaserne'de konuşlanan komutanlık, ABD Ordusu'nun ilk çok alanlı operasyon komutanlığı olma özelliği taşıyor. Carpenter, "Cogs of War" adlı özel röportajda, modern savaş alanında sensörlerden gelen verilerin hızla atıcı platformlara aktarılmasının kritik olduğunu vurguladı.
Çok Alanlı Operasyonların Arka Planı
Multi-Domain Command – Europe (MDC-E), 2021 yılında kuruldu ve Avrupa'daki ABD kuvvetlerinin çok alanlı operasyon kabiliyetlerini geliştirmekle görevli. Komutanlık, kara, hava, deniz, uzay ve siber alanlardaki sensörleri birleştirerek tek bir ortak operasyon resmi oluşturmayı hedefliyor. Carpenter, bu entegrasyonun özellikle NATO'nun doğu kanadında, Rusya'nın artan tehdit algısına karşı caydırıcılığı güçlendirdiğini belirtti.
Tuğgeneral Carpenter, röportajda, "Sensörlerden gelen veriyi doğru zamanda doğru atıcıya ulaştırmak, savaşın gidişatını değiştirir" ifadesini kullandı. MDC-E, Polonya, Romanya ve Baltık ülkelerinde konuşlu NATO kuvvetleriyle yakın işbirliği içinde çalışıyor. Komutanlık, özellikle Karadeniz ve Baltık Denizi bölgelerinde istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) faaliyetlerini koordine ediyor.
ABD Ordusu'nun çok alanlı operasyon konsepti, 2018 Ulusal Savunma Stratejisi'nin bir parçası olarak geliştirildi. Bu konsept, rakiplerin (Rusya ve Çin) anti-erişim/alan engelleme (A2/AD) kabiliyetlerine karşı koymayı amaçlıyor. MDC-E, bu kapsamda Avrupa'daki müttefiklerle ortak tatbikatlar düzenliyor ve sensör verilerinin paylaşımı için standartlar geliştiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Doğu Kanadı'nda sensör ve atıcı füzyonu, NATO'nun caydırıcılık ve savunma duruşunun merkezinde yer alıyor. Rusya'nın Ukrayna'ya müdahalesi sonrası NATO, doğu kanadındaki askeri varlığını artırdı. MDC-E'nin çalışmaları, ABD'nin Avrupa'daki askeri taahhüdünün bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Komutanlık, aynı zamanda müttefikler arası birlikte çalışabilirliği artırmayı hedefliyor; zira farklı ülkelerin sensör sistemleri arasındaki uyumsuzluk, ortak operasyonları zorlaştırabiliyor.
Uzmanlar, çok alanlı operasyonların gelecekte savaşın doğasını değiştireceğini öngörüyor. Yapay zeka destekli veri füzyonu, komutanlara saniyeler içinde karar verme imkanı tanıyacak. Ancak bu durum, siber güvenlik risklerini de beraberinde getiriyor. MDC-E, siber dayanıklılığı artırmak için de çalışmalar yürütüyor.
Türkiye, NATO'nun önemli bir üyesi olarak bu gelişmelerden doğrudan etkileniyor. Türk Silahlı Kuvvetleri, modern sensör ve atıcı sistemlerini entegre etmek için kendi çok alanlı kabiliyetlerini geliştiriyor. Savunma sanayii şirketleri (ASELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ) bu alanda Ar-Ge yatırımlarını sürdürüyor. Türkiye'nin İHA/SİHA filosu, sensör füzyonu için önemli bir platform oluşturuyor. Ayrıca Türkiye, NATO'nun Doğu Kanadı'ndaki tatbikatlara katılarak birlikte çalışabilirliğini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, NATO'nun güneydoğu kanadında yer alarak hem Karadeniz hem de Orta Doğu'da kritik bir rol oynuyor. ABD'nin çok alanlı operasyon kabiliyetlerini güçlendirmesi, Türkiye'nin savunma stratejilerini de etkiliyor. Türkiye, kendi yerli sensör ve atıcı sistemlerini geliştirerek ittifak içindeki konumunu güçlendirebilir. Özellikle SİHA'lar ve yerli füze sistemleri, bu füzyonun önemli bileşenleri. Ancak Türkiye'nin Rus S-400 sistemi ile ABD sistemleri arasındaki entegrasyon sorunu, işbirliğini zorlaştırabilir. Yine de Türkiye, NATO tatbikatları ve ortak projelerle bu açığı kapatmaya çalışıyor. Doğu Akdeniz ve Karadeniz'deki gelişmeler, Türkiye'nin çok alanlı savunma yaklaşımını benimsemesini zorunlu kılıyor. Bu bağlamda MDC-E'nin çalışmaları, Türkiye için hem bir fırsat hem de bir uyum sınavı niteliğinde.