Rusya, 16 Eylül Cumartesi günü Ukrayna'nın güneyindeki Odesa ve kuzeydoğusundaki Sumi kentlerine eş zamanlı saldırılar düzenledi. Ukrayna acil durum servisleri ve yerel yönetim yetkilileri, saldırılar sonucunda yangınların çıktığını, konutların ve sivil altyapının hasar gördüğünü, can kayıplarının yaşandığını bildirdi. Saldırılar, savaşın sivil yerleşim bölgelerine yönelik yeni bir tırmanma aşamasına işaret ediyor.
Saldırıların ayrıntıları ve ilk bilanço
Ukrayna Acil Durum Servisi (DSNS), Odesa'ya düzenlenen saldırıda kentin liman bölgesi yakınlarındaki yerleşim alanlarında yangın çıktığını, itfaiye ekiplerinin yangını kontrol altına almak için yoğun çaba harcadığını açıkladı. Odesa Oblast Askeri İdaresi Başkanı Oleh Kiper, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, saldırıda en az bir kişinin hayatını kaybettiğini, çok sayıda kişinin yaralandığını ve aralarında çocukların da bulunduğu sakinlerin tahliye edildiğini belirtti. Kiper, hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü ve kurtarma ekiplerinin enkaz altında kalanlara ulaşmaya çalıştığını kaydetti.
Sumi kentinde ise yerel yetkililer, Rus kuvvetlerinin kente yönelik saldırısında enerji altyapısının ve birkaç konut binasının isabet aldığını duyurdu. Sumi Oblast Askeri İdaresi Başkanı Volodimir Artiuh, yaptığı açıklamada, saldırı sırasında bölgede elektrik kesintileri yaşandığını ve bazı mahallelerin karanlıkta kaldığını ifade etti. Artiuh, can kaybı ve yaralı sayısına ilişkin net bilginin henüz teyit edilmediğini, ancak ilk belirlemelere göre en az iki sivilin yaralandığını söyledi. Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi de saldırıyı kınayan bir açıklama yayımlayarak, sivil altyapıya yönelik hedeflerin uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı.
Rusya'nın saldırı stratejisi ve bölgesel yansımaları
Rusya Savunma Bakanlığı, saldırılara ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak son haftalarda Rus kuvvetlerinin Ukrayna'nın liman kentleri ve enerji altyapısına yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı gözlemleniyor. Odesa, tahıl koridoru anlaşmasının askıya alınmasının ardından Ukrayna'nın deniz ihracatı için kritik bir liman konumunda bulunuyor. Sumi ise Rusya sınırına yakınlığı nedeniyle sık sık topçu ve füze saldırılarına maruz kalıyor.
Askeri analistler, Rusya'nın bu saldırılarla Ukrayna'nın sivil moralini bozmayı, enerji altyapısını çökertmeyi ve kış ayları öncesinde ülkeyi hazırlıksız yakalamayı hedeflediğini değerlendiriyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, son dönemde yaptığı açıklamalarda hava savunma sistemlerinin güçlendirilmesi çağrısını yineleyerek, Batılı müttefiklerden daha fazla hava savunma desteği talep ediyor. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de saldırıları kınayarak, ittifakın Ukrayna'nın yanında durmaya devam edeceğini bildirdi.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR), sivil yerleşim bölgelerine yönelik saldırıların uluslararası insancıl hukuk kapsamında savaş suçu teşkil edebileceğini hatırlatarak, taraflara sivil halkı koruma yükümlülüklerini anımsattı. Uluslararası Af Örgütü de Odesa ve Sumi'deki saldırılara ilişkin bağımsız soruşturma çağrısı yaptı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Odesa ve Sumi'ye düzenlenen saldırılar, Karadeniz'deki güvenlik dengelerini doğrudan etkiliyor. Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesinde boğazları savaş gemilerine kapatarak denge politikası izlerken, Odesa limanına yönelik saldırılar tahıl koridoru görüşmelerini ve bölgesel istikrarı tehdit ediyor. Sumi'deki enerji altyapısı hasarı ise Ukrayna'nın kışa hazırlık kapasitesini zayıflatarak savaşın uzamasına yol açabilir. Türkiye'nin arabuluculuk girişimleri ve tahıl anlaşmasının canlandırılması çabaları bu tür saldırılarla sekteye uğrayabilir; ayrıca Karadeniz'de artan gerilim, Türkiye'nin enerji ve ticaret yolları güvenliği açısından risk oluşturuyor.