Avrupa Birliği, ABD merkezli Science Corp'un geliştirdiği biyonik göz teknolojisini onaylayarak, görme kaybı yaşayan hastaların retina implantı ile tedavi edilmesinin önünü açtı. Şirket, önümüzdeki aylarda Avrupa'da klinik uygulamalara başlayacağını duyurdu. Bu karar, özellikle retinitis pigmentosa ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu gibi hastalıklarda görme kaybına karşı yeni bir umut kapısı aralıyor.
Gelişmenin arka planı
Science Corp, Kaliforniya merkezli bir biyoteknoloji girişimi olarak, biyonik göz teknolojisinde öncü çalışmalar yürütüyor. Şirketin geliştirdiği cihaz, gözün retinasına yerleştirilen bir dizi elektrottan oluşuyor. Bu elektrotlar, harici bir kamera tarafından yakalanan görüntüleri elektrik sinyallerine dönüştürerek optik sinire iletiyor. Böylece hasarlı retina hücreleri bypass edilerek beynin görme merkezine bilgi aktarılıyor.
AB'nin onayı, cihazın güvenlik ve etkinlik testlerinden başarıyla geçtiği anlamına geliyor. Science Corp CEO'su Dr. Max Hodak, konuyla ilgili yaptığı açıklamada 'Bu onay, milyonlarca insanın yaşam kalitesini değiştirecek bir teknolojinin kapısını aralıyor. Önümüzdeki aylarda Avrupa'daki hastaların tedavisine başlayacağız' dedi. Şirket, şimdilik sadece belirli görme kaybı türlerinde kullanıma izin verilen cihazın, zamanla farklı rahatsızlıkları da kapsayacak şekilde genişletilmesini planlıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Biyonik göz teknolojisi, yalnızca AB için değil, dünya genelinde görme kaybı ile mücadelede bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, küresel ölçekte yaklaşık 285 milyon kişi görme kaybı yaşıyor. Bunların 39 milyonu total körlük halinde. Retina implantı teknolojisi, bu hastaların en azından bir kısmında temel görme yetisini geri kazandırabilecek potansiyele sahip.
Ancak teknolojinin yaygınlaşması önünde önemli engeller bulunuyor. Bunların başında yüksek maliyet geliyor. Science Corp henüz cihazın fiyatını açıklamadı ancak benzer implantların maliyeti on binlerce dolar seviyesinde. Ayrıca cihazın implantasyonu için cerrahi müdahale gerekiyor ve bu da her hasta için uygun olmayabileceği anlamına geliyor. Uzmanlar, teknolojinin özellikle gelişmiş ülkelerde kullanımının yaygınlaşacağını, ancak az gelişmiş bölgelere ulaşmasının zaman alabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, görme engellilik oranının yüksek olduğu ülkelerden biri. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, ülkede yaklaşık 400 bin kişi görme engelli. Biyonik göz teknolojisinin Avrupa'da onaylanması, Türkiye'deki hastalar için de umut vaat ediyor. Ancak teknolojinin Türkiye'ye gelmesi, Sağlık Bakanlığı'nın onay süreci ve SGK geri ödeme kapsamına alınması gibi faktörlere bağlı. Türkiye'nin medikal teknoloji alanında güçlü bir ithalatçı konumunda olduğu düşünülürse, bu tür yeniliklerin kısa vadede Türkiye pazarına girmesi mümkün görünüyor. Küresel bir perspektiften bakıldığında, bu gelişme görme kaybı tedavisinde bir kilometre taşı olarak değerlendirilmeli.