Norveç merkezli dünyanın önde gelen alüminyum üreticilerinden Norsk Hydro ASA, Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatlardaki kısıtlamaların devam etmesi halinde küresel alüminyum piyasasında arz açığının derinleşeceği uyarısında bulundu. Şirketin üst düzey yöneticileri, jeopolitik gerilimlerin nakliye rotalarını tehdit ettiğini ve bunun alüminyum fiyatlarını yukarı çekebileceğini belirtti.
Gelişmenin Arka Planı
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ile Umman Denizi'ni birbirine bağlayan stratejik bir su yoludur ve küresel petrol ile sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ticaretinin yaklaşık üçte birine ev sahipliği yapar. Ancak son dönemde İran ile ABD arasında artan gerilimler, bölgede bazı ticari gemilere el konulması ve askeri tatbikatlar, nakliye sigorta primlerini artırdı, bazı armatörler rotalarını değiştirmek zorunda kaldı. Alüminyum üretiminde kritik bir hammadde olan boksit ve alümina, bölgeden geçen gemilerle taşınıyor. Norsk Hydro'nun CEO'su, “Eğer bu darboğaz uzun süreli olursa, küresel alüminyum stokları erimeye başlayacak ve fiyatlar üzerinde ciddi baskı oluşacak” dedi.
Analistler, mevcut durumda küresel alüminyum piyasasının zaten sıkışık olduğuna dikkat çekiyor. Çin'deki üretim kısıtlamaları, Avrupa'daki yüksek enerji maliyetleri ve Rusya'ya yönelik yaptırımlar, arz tarafını zaten kısıtlıyor. Norsk Hydro'nun uyarısı, bu hassas dengeye bir darbe daha eklenebileceği anlamına geliyor. Şirket, 2024 yılında küresel alüminyum talebinin arzı 800 bin ton aşmasını bekliyor; bu açık, 2023'teki 500 bin tonluk açığa göre belirgin bir artış.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hürmüz Boğazı'ndaki herhangi bir uzun süreli aksama, sadece Orta Doğu'yu değil, tüm dünya ticaretini etkileyecek bir domino etkisi yaratabilir. Bölge, dünya alüminyum üretiminin yaklaşık %10'una ev sahipliği yapıyor; Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkeler Körfez'deki doğalgaz avantajıyla büyük alüminyum izabe tesisleri kurdu. Bu tesislerin hammaddeleri (boksit, alümina) büyük ölçüde deniz yoluyla gelirken, üretilen alüminyum da yine deniz yoluyla ihraç ediliyor.
Öte yandan, Avrupa Birliği ve ABD'nin Rus alüminyumuna yönelik yaptırımları, alternatif tedarik kanallarını daha da önemli hale getirdi. Körfez üreticileri, Batılı alıcılar için kilit tedarikçi konumunda. Norsk Hydro'nun uyarısı, bu tedarik zincirindeki kırılganlığı gözler önüne seriyor. Uzmanlar, alternatif rotaların (örneğin Süveyş Kanalı üzerinden) daha uzun ve maliyetli olduğunu, bu nedenle fiyat artışlarının kaçınılmaz olabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, alüminyum ihtiyacının büyük bölümünü ithal etmektedir; özellikle inşaat, otomotiv ve savunma sanayii gibi sektörlerde kullanılan birincil alüminyumda dışa bağımlıdır. Norsk Hydro'nun uyardığı arz darboğazı, Türkiye'nin ithalat maliyetlerini artırabilir ve enflasyonist baskıyı derinleştirebilir. Ayrıca, Körfez ülkeleri Türkiye'nin önemli ticaret ortakları arasında yer almakta; bu ülkelerden yapılan alüminyum ithalatı, toplam alüminyum ithalatının önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Hürmüz Boğazı'ndaki kriz, alternatif tedarik kanallarının bulunmasını ve yerli üretim kapasitesinin artırılmasını zorunlu kılmaktadır. Türkiye'nin, Eti Alüminyum gibi yerli tesislerinin kapasite kullanım oranlarını yükseltmesi ve hammadde tedarikini çeşitlendirmesi, bu tür küresel şoklara karşı direnci artıracaktır.