İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, ülke ekonomisinin karşı karşıya olduğu zorlukların aşılması için hükümete acil önlem çağrısında bulunurken, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da ABD yaptırımları nedeniyle dış ticaretin ciddi şekilde daraldığını itiraf etti. Bu açıklamalar, Tahran yönetiminin savaş ve yaptırımların ekonomik sonuçlarıyla giderek daha fazla boğuştuğunu gösteriyor. Reuters'ın haberine göre, İranlı yetkililer, Washington'un yaptırımlarını sıkılaştırmasının ve bölgedeki askeri gerginliklerin ekonomiye olan etkisini açıkça kabul ediyor.
Yaptırımların ekonomik etkisi ve iç siyasetteki yansımaları
İran ekonomisi, son yıllarda ABD'nin yeniden uygulamaya koyduğu yaptırımlar nedeniyle zor günler geçiriyor. Petrol ihracatındaki düşüş, bankacılık işlemlerindeki kısıtlamalar ve dış ticaretteki daralma, ülke genelinde enflasyonu ve işsizliği artırmış durumda. Hamaney'in bu kez doğrudan hükümetten "ekonomik sorunların çözümü için somut adımlar" atmasını istemesi, durumun iç siyasette de ciddi bir baskı yarattığını ortaya koyuyor.
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, seçim kampanyasında ekonomik reformlar ve uluslararası izolasyonun kırılması vaadinde bulunmuştu. Ancak göreve başlamasından bu yana geçen sürede, ABD yaptırımlarının derinleştiğini ve dış ticaretin önemli ölçüde azaldığını ifade ederek, gerçeklerle yüzleşmek zorunda kaldı. Yetkililer, özellikle temel gıda ve ilaç ithalatında yaşanan aksaklıkların halk arasında memnuniyetsizliğe yol açtığını kabul ediyor.
Yaptırımların etkisi, İran'ın ulusal para birimi riyalin değer kaybı ve artan enflasyonla kendini gösteriyor. Resmi verilere göre yıllık enflasyon yüzde 40'ların üzerinde seyrediyor. Hükümet, temel tüketim mallarına sübvansiyon sağlamaya çalışsa da, bütçe açığı ve döviz rezervlerindeki erime bu politikaları sürdürülemez kılıyor. İran'da son aylarda bazı kentlerde protestolar baş gösterirken, güvenlik güçlerinin müdahalesi gündeme geliyor.
Bölgesel gerilimler ve tahran'ın stratejik hamleleri
Öte yandan İran, sadece yaptırımlarla değil, aynı zamanda İsrail ve ABD ile artan askeri gerginliklerle de karşı karşıya. Suriye ve Lübnan'daki son gelişmeler, Tahran'ın bölgesel nüfuzunu koruma çabalarını daha da maliyetli hale getiriyor. Uzmanlar, İran'ın nükleer programıyla ilgili müzakerelerin askıya alınmasının, ekonomi üzerindeki baskıyı daha da artırabileceğini belirtiyor.
İran yönetimi, uluslararası alanda izolasyonu kırmak için Rusya ve Çin ile ilişkilerini derinleştirmeye çalışıyor. Ancak bu ülkelerle kurulan ekonomik işbirlikleri, batı yaptırımlarının yarattığı boşluğu doldurmakta yetersiz kalıyor. Rusya'nın Ukrayna savaşı nedeniyle kendisinin de yaptırım altında olması, iki ülke arasındaki ticaretin sınırlı kalmasına yol açıyor. Şanghay İşbirliği Örgütü ve BRICS gibi oluşumlara katılım, siyasi açıdan sembolik bir kazanım sağlasa da, ekonomik açıdan somut bir fayda getirmiş değil.
ABD'nin İran'a yönelik"maksimum baskı" politikasını sürdüreceğini açıklaması, Tahran'da ekonomik krizin daha da derinleşeceği endişesini artırıyor. İranlı yetkililer, yaptırımların kaldırılması için müzakere masasına dönülmesi gerektiğini ima ederken, hamaney'in bu konudaki tutumu belirleyici olacak. Nükleer anlaşmanın geleceği, hem bölgesel istikrar hem de İran ekonomisi açısından kritik bir önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'da yaşanan ekonomik sıkıntılar ve yaptırımların derinleşmesi, Türkiye için de önemli sonuçlar doğuruyor. İran, Türkiye'nin enerji ithalatında kilit bir ortak konumunda. Doğal gaz ve petrol tedarikinde yaşanabilecek aksaklıklar, Türkiye'nin enerji güvenliğini tehdit edebilir. Ayrıca, iki ülke arasındaki ticaret hacmi, yaptırımlar nedeniyle zaten sınırlı kalmış durumda. Türkiye, ABD yaptırımlarına karşı İran ile alternatif ödeme mekanizmaları geliştirmiş olsa da, siyasi riskler ve uluslararası baskılar ikili ekonomik ilişkileri zorlaştırmaya devam ediyor. Bölgesel istikrarsızlık ise sınır güvenliği ve mülteci akışları açısından Türkiye'yi doğrudan etkiliyor. Ankara'nın bu süreçte hem ekonomik çıkarlarını koruyacak hem de uluslararası toplumla uyumlu bir denge kurması gerekiyor.