ABD'de üretici fiyatları Mayıs 2024'te beklenenden fazla artarak yıllık bazda yüzde 2,4'e yükseldi. Çalışma Bakanlığı'nın Perşembe günü açıkladığı verilere göre, Toptan Eşya Fiyat Endeksi (ÜFE) Nisan ayındaki yüzde 2,3'lük artışın ardından Mayıs'ta da yükselişini sürdürdü. Aylık bazda ise fiyatlar yüzde 0,2 arttı. Ekonomistler, ÜFE'nin yıllık yüzde 2,2, aylık yüzde 0,1 artmasını bekliyordu. Çekirdek ÜFE (enerji ve gıda hariç) yıllık yüzde 2,3, aylık yüzde 0,3 arttı. Bu veriler, ABD ekonomisinde enflasyonun yapışkan olduğunu ve Fed'in faiz indirimine gitmesini geciktirebileceğini gösteriyor.
Arka arkaya iki aylık artış: 2022'den bu yana en yüksek
Mayıs ayı toptan enflasyonu, Nisan ayındaki artışla birlikte 2022 yılından bu yana en büyük iki aylık sıçramayı kaydetti. Bu durum, işletmelerin maliyet baskılarıyla başa çıkmakta zorlandığı bir ortamda gerçekleşiyor. Özellikle enerji fiyatlarındaki artış, üretici maliyetlerini yukarı çekerken, hizmet sektöründe de fiyat artışları devam ediyor. ÜFE'nin bileşenlerine bakıldığında, nihai malların fiyatları yıllık bazda yüzde 1,1, nihai hizmetlerin fiyatları ise yüzde 3,1 yükseldi. Gıda fiyatları yıllık yüzde 1,2, enerji fiyatları ise yüzde 5,1 arttı. Bu veriler, tüketici enflasyonunun da yüksek seyretmesine neden olabilir.
Fed'in faiz indirimi beklentileri erteleniyor
ÜFE verileri, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) enflasyonla mücadelede henüz istenen noktaya gelmediğini gösteriyor. Fed, geçen hafta politika faizini yüzde 5,25-5,50 aralığında sabit tutarken, bu yıl için faiz indirimi beklentilerini tek indirime düşürmüştü. ÜFE'nin beklentilerin üzerinde gelmesi, faiz indiriminin daha da ertelenebileceği yorumlarına yol açtı. Piyasalar, Fed'in ilk faiz indirimini Eylül ayına kıyasla Kasım ayına öteleyebileceğini fiyatlıyor. Yüksek faiz ortamı, işletmelerin borçlanma maliyetlerini artırırken, yatırım ve istihdam kararlarını da olumsuz etkiliyor. Küçük işletmeler, artan maliyetler ve zayıflayan talep nedeniyle zor günler geçiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki enflasyonist baskılar, küresel sermaye akımlarını ve gelişmekte olan ülkelerin finansal koşullarını doğrudan etkiliyor. Fed'in faizleri yüksek tutması, doların güçlenmesine ve gelişmekte olan ülke para birimlerinin değer kaybetmesine neden oluyor. Türkiye gibi yüksek enflasyon ve cari açık sorunu yaşayan ülkeler için bu durum, ithalat maliyetlerini artırıcı ve sermaye çıkışlarını tetikleyici bir risk oluşturuyor. Ayrıca, ABD'de güçlü seyreden talep, küresel emtia fiyatlarını yüksek tutarak Türkiye'nin enerji ve hammadde ithalatını pahalandırıyor. Öte yandan, Türkiye'nin ihracat pazarlarının daralması da olası bir risk olarak değerlendirilmeli.