ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri güç kullanımını kısıtlayan savaş yetkisi kararını onayladı. 215'e karşı 208 oyla kabul edilen karar, dört Cumhuriyetçi vekilin de Demokratlarla birlikte oy kullanmasıyla dikkat çekti. Oylama sonucunda Meclis salonunda alkışlar yükselirken, bu gelişme Trump'ın savaş stratejisine açık bir tepki olarak değerlendirildi. Karar, Trump yönetiminin İran'a yönelik askeri operasyonlarına Kongre onayı olmadan devam edemeyeceğini hükme bağlıyor. Ancak kararın yasalaşması için Senato'nun da onayı gerekiyor. Senato'da Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olması nedeniyle kararın geçme ihtimali düşük görülüyor.
Arka plan: İran gerilimi ve savaş yetkisi tartışmaları
Temsilciler Meclisi'ndeki bu oylama, ABD'nin 3 Ocak'ta İranlı General Kasım Süleymani'yi Bağdat'ta düzenlediği hava saldırısıyla öldürmesinin ardından tırmanan gerilimin bir parçası olarak geldi. Süleymani'nin öldürülmesi, ABD-İran ilişkilerini savaşın eşiğine getirmiş, İran'ın misilleme olarak Irak'taki ABD üslerine füze saldırısı düzenlemesiyle çatışmalar daha da büyümüştü. Trump yönetimi, Süleymani'nin öldürülmesini 'yakın bir saldırıyı engelleme' gerekçesiyle savunurken, Kongre'nin birçok üyesi bu operasyon için yasal yetki olmadığını ileri sürmüştü. ABD Anayasası'na göre savaş ilan etme yetkisi Kongre'ye aittir; ancak başkanlar, Kongre'nin onayı olmadan askeri güç kullanma konusunda geniş yetkilere sahiptir. 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası, başkanın silahlı kuvvetleri çatışmaya sokmadan önce Kongre'ye danışmasını gerektirse de, yasa yıllar boyunca tartışmalı kalmıştır.
Demokratların kontrolündeki Temsilciler Meclisi'nde geçen karar, Trump'ın İran politikasına yönelik bir güvensizlik oyu niteliği taşıyor. Kararın metninde, 'ABD Silahlı Kuvvetleri'nin İran'a karşı düşmanlıklara başlatılması veya devam ettirilmesi için Kongre'nin açık onayı alınmalıdır' ifadesi yer alıyor. Ayrıca karar, 2001 ve 2002'de Irak ve Afganistan savaşları için verilen yetkilerin İran'a karşı kullanılmasını da engelliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: ABD-İran gerginliği ve uluslararası yansımalar
Savaş yetkisi kararının Temsilciler Meclisi'nden geçmesi, uluslararası kamuoyunda ABD'nin İran politikasına ilişkin endişeleri yansıtıyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, tarafları itidale çağırırken, İran'la imzalanan nükleer anlaşmanın (JCPOA) çökmesi tehlikesi de gündemde. Trump'ın 2018'de anlaşmadan çekilmesinin ardından İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırarak anlaşmadaki taahhütlerini ihlal etmişti. Bu durum, Orta Doğu'da yeni bir çatışma dalgasını tetikleme potansiyeli taşıyor. Özellikle Irak ve Suriye'deki gelişmeler, doğrudan Türkiye'yi de ilgilendiriyor. ABD-İran çatışması, bölgedeki dengeleri değiştirebilecek jeopolitik bir sınav olarak değerlendiriliyor. Temsilciler Meclisi'nin attığı adım, ABD'nin iç politikasındaki derin ayrışmanın dış politikaya yansıması olarak da görülüyor. 2020 başkanlık seçimleri öncesinde, savaş karşıtı Demokratların bu oylamayla seçim kampanyalarında güç kazanmayı hedefledikleri belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran gerginliği Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir bölgesel krizdir. Türkiye, hem İran hem de ABD ile ilişkilerini dengelemek durumunda. ABD'nin İran'a yönelik olası bir askeri müdahalesi, Irak ve Suriye'de istikrarsızlığı artırarak Türkiye'nin güvenliğini tehdit edebilir; ayrıca İran'a yönelik yaptırımlar Türk ekonomisi üzerinde baskı yaratabilir. Temsilciler Meclisi'nin savaş yetkisini sınırlama girişimi, şu an için sembolik olsa da, ABD'nin bölgede daha kontrollü bir politika izlemesi yönünde bir işaret olabilir. Türkiye, bu tür gelişmeleri yakından takip etmeli ve diplomaside aktif rol oynamalıdır.