ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi (HASC), Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) tasarısına eklenen bir değişiklikle Hava Kuvvetleri'nin elindeki 184 adet F-22 Raptor savaş uçağının tamamını en az 2032 mali yılı sonuna kadar envanterde tutmasını zorunlu kıldı. Komite oylamasında kabul edilen bu düzenleme, Pentagon'un modernizasyon planlarını ve bütçe önceliklerini doğrudan etkileyecek bir hamle olarak değerlendiriliyor.
F-22 Filosunun Geleceği ve Kongre Müdahalesi
Hava Kuvvetleri, uzun süredir F-22 filosunun bir kısmını emekliye ayırmayı ve buradan tasarruf edilen kaynakları yeni nesil hava üstünlük platformu olan Next Generation Air Dominance (NGAD) programına aktarmayı planlıyordu. Ancak Kongre, özellikle Çin ve Rusya'nın gelişmiş savaş uçakları karşısında ABD'nin hava üstünlüğünü koruma gereksinimini öne sürerek bu plana direniyor. Değişiklik, Hava Kuvvetleri'nin F-22'leri 2032'den önce emekliye ayırmasını yasaklarken, uçakların bakım ve yükseltme maliyetlerinin karşılanmasını da garanti altına alıyor.
F-22 Raptor, 2005 yılında hizmete giren ve dünyanın en gelişmiş hava üstünlük savaş uçağı olarak kabul edilen bir platform. Ancak üretim hattı 2011'de kapatıldığı için filonun yaş ortalaması artıyor ve bakım maliyetleri yükseliyor. Hava Kuvvetleri, 32 adet en eski F-22'yi emekliye ayırmayı ve bu sayede yaklaşık 3,5 milyar dolar tasarruf etmeyi hedefliyordu. Kongre'nin bu adımı, NGAD programının finansmanında gecikmelere yol açabileceği gibi, mevcut filonun operasyonel kabiliyetini koruma amacı taşıyor.
Stratejik Boyut ve NATO Müttefikleri
Bu karar, ABD'nin küresel askeri varlığı ve müttefiklerine verdiği güvenceler açısından da önem taşıyor. F-22'ler, özellikle Avrupa ve Asya-Pasifik bölgelerinde konuşlandırılarak caydırıcılık sağlıyor. NATO'nun doğu kanadında Rusya'ya karşı, Pasifik'te ise Çin'in artan askeri faaliyetleri karşısında kritik bir rol oynuyor. Kongre'nin bu hamlesi, müttefikler nezdinde ABD'nin hava üstünlüğü taahhüdünün sürdüğü mesajı veriyor.
Uzmanlar, F-22'lerin emekliye ayrılmasının ertelenmesinin, NGAD programının tamamlanmasına kadar geçecek sürede bir köprü görevi göreceğini belirtiyor. NGAD'ın 2030'ların sonunda hizmete girmesi beklenirken, F-22'lerin bu boşluğu doldurması planlanıyor. Ancak bu durum, Hava Kuvvetleri bütçesi üzerinde ek bir yük oluşturacak ve diğer önceliklerden kaynak aktarılmasını gerektirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin savunma politikaları açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. ABD'nin hava üstünlüğünü koruma çabası, NATO'nun caydırıcılık kapasitesini artırırken, Türkiye gibi müttefik ülkelerin güvenlik ortamını da etkiliyor. Öte yandan, F-22'lerin uzun süre envanterde kalması, ABD'nin yeni nesil savaş uçağı geliştirme sürecini yavaşlatabilir. Bu durum, Türkiye'nin de yakından takip ettiği beşinci nesil savaş uçağı teknolojilerindeki rekabeti şekillendirebilir. Ayrıca, F-35 programından çıkarılan Türkiye'nin, alternatif hava gücü projelerinde (KAAN gibi) ilerleme kaydederken, ABD'nin bu tür kararlarının küresel savunma dengelerine etkisi Ankara tarafından dikkatle izlenmelidir.