ABD Başkanı Kamala Harris, 27 Kasım 2025 tarihinde Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında, ülkenin ekonomik toparlanma sürecinde yeni bir aşamaya geçildiğini duyurdu. Harris, işsizlik oranlarının son 50 yılın en düşük seviyesine gerilediğini ve enflasyonun %3'ün altına çekildiğini belirtti. Bu açıklama, Wall Street'te olumlu karşılanırken, küresel piyasalarda da hareketliliğe yol açtı.
Ekonomik Veriler ve Piyasalar
Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, tarım dışı istihdamın ekim ayında 350 bin kişi arttığı ve işsizlik oranının %3,4'e düştüğü kaydedildi. Aynı dönemde enflasyon, Eylül ayındaki %3,1'den %2,8'e gerileyerek Harris yönetiminin hedeflediği aralığa yaklaştı. ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, bu verilerin faiz indirimi için zemin hazırladığını ima etti. Powell, 'Ekonominin soğuduğuna dair işaretler var ancak bu, resesyon endişesi yaratacak kadar güçlü değil' dedi. Bu gelişmeler, New York Borsası'nda Dow Jones endeksinin %1,2, S&P 500'ün ise %1,5 değer kazanmasına neden oldu.
Uzmanlar, düşük enflasyon ve güçlü istihdamın tüketici harcamalarını canlı tutacağını ve yıl sonu tatil sezonunda perakende satışların %4-5 oranında artmasını beklediklerini ifade ediyor. Ancak bazı ekonomistler, kamu borcunun 35 trilyon doları aşması ve jeopolitik risklerin devam etmesi nedeniyle temkinli olunması gerektiğini vurguluyor. Özellikle Çin ile ticari gerilimler ve Orta Doğu'daki çatışmaların petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabileceği belirtiliyor.
Küresel Ekonomiye Etkileri
ABD ekonomisindeki bu olumlu gidişat, gelişmekte olan piyasalar için de önemli sinyaller taşıyor. Güçlü ABD talebi, ihracatçı ülkelerin büyümesine katkı sağlarken, dolardaki zayıflama eğilimi diğer para birimlerine değer kazandırabilir. Ancak Fed'in faiz hareketleri, özellikle yüksek borçlu gelişmekte olan ülkeler için risk oluşturabilir. Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, ABD verilerinin küresel büyüme açısından olumlu olduğunu ancak dikkatli bir politika yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) yetkilileri, ABD'deki düşük enflasyonun Avrupa'ya da sirayet edebileceğini ancak bölgesel farklılıkların göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. ECB'nin Aralık ayı toplantısında faiz oranlarını sabit tutması beklenirken, ABD verilerinin küresel bir faiz indirimi döngüsünü hızlandırabileceği yorumları yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ekonomisindeki bu iyileşme, Türkiye için bir fırsatlar penceresi açabilir. Güçlü ABD talebi, Türk ihracatçılarının özellikle tekstil, otomotiv ve beyaz eşya sektörlerinde pazar payını artırmasına olanak tanıyabilir. Ayrıca, Fed'in olası faiz indirimleri, Türkiye gibi yüksek dış borca sahip ülkelerin borçlanma maliyetlerini düşürecek ve sermaye akışını kolaylaştıracaktır. Ancak jeopolitik belirsizlikler ve yurt içi enflasyonun hala yüksek seyretmesi (TÜFE yıllık %48,5) bu olumlu etkileri sınırlayabilir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) sıkı para politikasını sürdürmesi, ABD kaynaklı potansiyel faydaların tam olarak kullanılabilmesi için kritik öneme sahiptir.