ABD Senatosu, Cuma günü erken saatlerde Başkan Donald Trump’a önemli bir zafer kazandırarak, İç Güvenlik Bakanlığı’na (DHS) göçmenlik uygulamaları için ek 70 milyar dolar tahsis eden yasa tasarısını kabul etti. Tasarı, nihai değerlendirme için Temsilciler Meclisi’ne gönderildi. Oylamada, göçmenlik politikalarında sertleşmeyi savunan Cumhuriyetçilerin yanı sıra bazı Demokratlar da destek verdi. Ancak, silahlanma karşıtı grupların desteklediği ve polis teşkilatlarının ‘aşırı askerileşmesini’ önlemeyi amaçlayan bir fonlama maddesi Senato’da reddedildi.
Gelişmenin arka planı: Trump’ın göçmenlik hamlesi
Yasa tasarısı, Trump yönetiminin sınır güvenliğini artırma ve yasadışı göçle mücadele vaadinin bir parçası olarak sunuluyor. İç Güvenlik Bakanlığı bünyesindeki Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi’ne (ICE) aktarılacak fon, sınır devriyelerinin sayısının artırılması, gözaltı merkezlerinin genişletilmesi ve teknolojik altyapının güçlendirilmesi için kullanılacak. Tasarıda ayrıca, sığınma başvurularının işlenme sürecini hızlandıracak ve sınır dışı işlemlerini kolaylaştıracak düzenlemeler de yer alıyor.
Senato’da yapılan oylamada, Demokratların bir kısmı tasarıya destek verirken, bazı liberal kanat üyeleri insan hakları endişelerini dile getirerek karşı çıktı. Reddedilen ‘anti-weaponisation’ fonu ise polis birimlerinin askeri teçhizat edinimini sınırlamayı hedefliyordu. Bu maddenin reddi, silah kontrolü savunucuları için hayal kırıklığı yaratırken, Trump yönetimi tarafından memnuniyetle karşılandı. Tasarının Temsilciler Meclisi’nde de kabul edilmesi halinde yasalaşması bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Göç politikalarında yeni dalga
ABD’nin bu hamlesi, başta Orta Amerika ülkeleri olmak üzere göç veren ülkelerde endişeyle karşılanıyor. Meksika ve Guatemala gibi ülkeler, ABD’nin sınır güvenliğini artırmasının göç rotalarını daha tehlikeli hale getirebileceğini belirtiyor. Öte yandan, Avrupa Birliği de kendi sınırlarında benzer bir sertleşme eğilimi içinde. Bu durum, küresel göç yönetiminde uluslararası iş birliğinin önemini bir kez daha gündeme getiriyor. Uzmanlar, ABD’nin bu adımının, diğer ülkelerin de göçmenlik politikalarında daha katı önlemler almasına yol açabileceğine dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’nin göçmenlik bütçesini bu denli artırması, Türkiye’nin göç ve sınır güvenliği politikaları açısından dolaylı fakat önemli bir referans teşkil ediyor. Türkiye, Suriye ve diğer bölgelerden gelen göç dalgaları karşısında sınır güvenliğini artırmak ve göç yönetimini iyileştirmek için benzer kaynak arayışları içinde. ABD’nin ICE’ye ayırdığı dev bütçe, uluslararası alanda göç konusunun ne kadar stratejik hale geldiğini gösteriyor. Aynı zamanda, ‘silaha karşı fon’un reddedilmesi, küresel güvenlik politikalarında silahlanma eğiliminin sürdüğüne işaret ediyor. Türkiye’nin kendi güvenlik ihtiyaçlarını değerlendirirken bu gelişmeleri dikkate alması ve AB ile yürüttüğü göç anlaşmalarını bu perspektiften yeniden ele alması yerinde olacaktır.