ABD'de Donald Trump'ın 'Amerika'yı Yeniden Büyük Yap' (MAGA) hareketine bağlı Cumhuriyetçilerin sayısı son yıllarda hızla artarken, bir araştırma grubunun yayımladığı rapor bu eğilimin partiye uzun vadede seçim kaybettirebileceği uyarısında bulunuyor. Rapora göre, partinin tabanı giderek Trump'ın kontrolüne girerken, bu durum partinin ülke genelindeki seçmenlerden kopmasına neden oluyor. 'Partisinin açık bir çoğunluğu onun liderliğinde olmasını istiyor, ancak onun partisi üzerindeki hakimiyeti ne kadar güçlenirse, ülkenin geri kalanından o kadar uzaklaşıyor' ifadesiyle durum özetleniyor.
Gelişmenin Arka Planı
MAGA hareketi, Trump'ın 2016 başkanlık kampanyasıyla doğdu ve o günden bu yana Cumhuriyetçi Parti içinde giderek daha baskın hale geldi. Trump'ın 2020'de seçimi kaybetmesine rağmen, destekçileri arasındaki popülaritesi azalmadı. Aksine, 6 Ocak 2021 Kongre baskını ve devam eden hukuki süreçler, tabanını daha da kenetledi. Araştırma grubunun verilerine göre, 2024 yılında Cumhuriyetçi seçmenlerin yaklaşık %60'ı kendini MAGA hareketinin bir parçası olarak tanımlıyor. Bu oran 2016'da %20 civarındaydı.
Ancak bu homojenleşme, partinin ılımlı seçmenler ve bağımsızlar nezdindeki çekiciliğini zedeliyor. Özellikle banliyölerde yaşayan, üniversite mezunu ve kadın seçmenler arasında GOP'un desteği düşüşte. Rapor, MAGA'nın aşırı söylem ve politikalarının, özellikle göç, ekonomi ve demokrasi gibi konularda, geniş kitleleri uzaklaştırdığını belirtiyor. Örneğin, 2022 ara seçimlerinde Trump destekli adayların birçoğu kritik yarışları kaybetti ve bu durum Senato'da Cumhuriyetçilerin çoğunluğu elde etmesini engelledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
MAGA hareketinin yükselişi sadece ABD iç dinamiklerini etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda küresel siyasette de yankı buluyor. Trump döneminde ABD'nin NATO, iklim anlaşmaları ve ticaret savaşları gibi konularda izlediği politikalar, Batı ittifakında derin çatlaklara yol açtı. MAGA'nın devam eden etkisiyle, ABD'nin dış politikada daha izolasyonist ve ulusal çıkarları ön planda tutan bir çizgiye kayması bekleniyor. Bu durum, özellikle Avrupa ve Asya-Pasifik'teki müttefikler için belirsizlik yaratıyor. Ayrıca, Brezilya, Macaristan ve Hindistan gibi ülkelerdeki benzer popülist hareketlerle etkileşim, küresel sağ popülizmin güçlenmesine katkıda bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
MAGA'nın güçlenmesi, ABD-Türkiye ilişkilerinde bazı fırsatlar ve riskler doğurabilir. Trump yönetimi döneminde Türkiye ile ilişkilerde inişli çıkışlı bir seyir izlenmişti; S-400 krizi ve Suriye politikası gibi konularda gerilim yaşanmıştı. MAGA'nın geleneksel ittifaklara mesafeli duruşu, Türkiye'nin Rusya ve Çin ile yakınlaşmasını hızlandırabilir. Öte yandan, MAGA'nın ticaret korumacılığı ve NATO'ya yönelik eleştirileri, Türkiye'nin savunma sanayiinde yerli üretimi artırma çabalarını olumlu etkileyebilir. Ancak Biden yönetiminin aksine, MAGA etkisi altındaki bir ABD, Türkiye'ye yönelik insan hakları eleştirilerini azaltabilir, bu da Ankara için daha rahat bir diplomatik ortam yaratabilir. Sonuç olarak, MAGA'nın yükselişi, Türkiye'nin dış politikada daha fazla manevra alanı bulmasına yol açabilir, ancak bu aynı zamanda Batı ile bağlarının daha da zayıflaması riskini taşır.