ABD Senatosu, perşembe günü yapılan kritik oylamada, eski Başkan Donald Trump'ın tartışmalı 'slush fund' (nakit fonu) uygulamasını kalıcı olarak yasaklama yönündeki değişiklik önergelerini reddederek, yaklaşık 70 milyar dolar büyüklüğündeki kapsamlı göçmenlik yasa tasarısını kabul etti. 68'e karşı 31 oyla geçen tasarı, şimdi gelecek hafta görüşülmesi beklenen Temsilciler Meclisi'ne sevk edildi. Tasarının Meclis'te de onaylanması halinde, Başkan Joe Biden'ın imzasına sunulması bekleniyor.
Tasarının kapsamı ve tartışmalı 'slush fund' düzenlemesi
Senato'da kabul edilen yasa tasarısı, ABD-Meksika sınır güvenliğini artırmayı, sığınma başvuru süreçlerini hızlandırmayı ve belirli göçmen gruplarına yasal statü sağlamayı hedefliyor. Tasarı, özellikle sınır güvenliği için 20 milyar dolar, göçmen mahkemelerindeki dosya birikimini azaltmak için 5 milyar dolar ve yasal göçmenlik süreçlerini iyileştirmek için 10 milyar dolar gibi önemli kaynaklar içeriyor. Ancak tasarının en çok tartışılan yönlerinden biri, Trump döneminde başlatılan ve bazı çevrelerce 'slush fund' olarak nitelendirilen bir uygulamayla ilgili düzenlemeler. Demokratlar, Trump'ın başkanlığı sırasında sınır güvenliği için ayrılan fonları keyfi şekilde kullandığını iddia ederek bu uygulamayı kalıcı olarak yasaklamak istemişti. Ancak Cumhuriyetçilerin de desteğiyle bu değişiklik önergesi reddedildi.
Senato Çoğunluk Lideri Chuck Schumer, oylama sonrası yaptığı açıklamada, 'Bu yasa tasarısı, nesiller boyu süren göçmenlik sorunlarımıza gerçekçi ve kapsamlı bir çözüm sunuyor. Slush fund tartışması ise sadece bir yan konu; asıl önemli olan sınırlarımızı güvence altına almak ve milyonlarca belgesiz göçmene yol göstermektir' ifadelerini kullandı. Cumhuriyetçi Senatör John Cornyn ise, 'Tasarı kusursuz değil, ancak sınır güvenliği için önemli adımlar atıyor. Slush fund konusundaki Demokratik hamle ise tamamen siyasiydi' diyerek tasarıya destek verdi.
Bölgesel ve küresel yansımalar
ABD'nin göçmenlik politikasında yapılacak bu reform, yalnızca ABD iç siyasetini değil, aynı zamanda Latin Amerika ülkelerini ve özellikle Meksika'yı da yakından ilgilendiriyor. Tasarı, Orta Amerika ülkelerinden gelen göç dalgasını durdurmak için bu ülkelere ekonomik yardım öngörüyor. Ayrıca, sığınma başvurularının ABD-Meksika sınırında değil, üçüncü ülkelerde yapılmasını teşvik eden bir sistem kurulması planlanıyor. Uzmanlar, bu düzenlemenin ABD'nin güney sınırındaki baskıyı azaltabileceğini ancak insan hakları örgütlerinin eleştirilerine hedef olabileceğini belirtiyor. Tasarının Temsilciler Meclisi'nde nasıl bir sonuç alacağı ise belirsizliğini koruyor. Meclis Başkanı Kevin McCarthy, tasarının bazı maddelerine itiraz ettiğini duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin göçmenlik reformu, Türkiye'nin de içinde bulunduğu küresel göç krizi yönetimi açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir. Türkiye, Suriye'den gelen milyonlarca mülteciye ev sahipliği yaparken, ABD'nin sığınma prosedürlerini üçüncü ülkelere kaydırma planı, benzer modellerin Türkiye-AB ilişkilerinde de gündeme gelme ihtimalini akıllara getirmektedir. Öte yandan, Trump döneminde ABD'nin Türkiye'ye yönelik bazı yaptırım kararlarında 'slush fund' benzeri esnek fon kullanımı tartışmaları yaşanmıştı. Yeni düzenleme, ABD'nin dış politika araçlarının şeffaflığı açısından dolaylı bir etki yaratabilir.