Kanada'daki kontrol edilemeyen orman yangınlarından kaynaklanan duman bulutları, ABD'nin kuzeydoğu ve orta batı eyaletlerinde hava kalitesini tehlikeli seviyelere çekti. New York, Chicago ve Detroit gibi büyük şehirler, dünyanın en kirli havasına sahip kentler listesinde üst sıralara yerleşti. Uzmanlar, rüzgar yönü değişmediği sürece durumun düzeleceğine dair bir işaret olmadığını belirtiyor. Yetkililer, özellikle hassas gruplar için dışarı çıkmama uyarısı yaparken, milyonlarca Amerikalı günlük yaşamını kapalı alanlarda sürdürmek zorunda kalıyor.
Gelişmenin arka planı
Kanada'nın Britanya Kolumbiyası ve Alberta eyaletlerinde haftalardır devam eden orman yangınları, olağanüstü büyüklükte duman kütlelerinin atmosfere karışmasına neden oldu. ABD Ulusal Hava Durumu Servisi, rüzgarların bu dumanı güneye taşıdığını ve özellikle Büyük Göller bölgesi ile Doğu Kıyısı'ndaki kentleri etkilediğini açıkladı. New York'ta saat 10.00 itibarıyla hava kalitesi indeksi (AQI) 342'ye ulaştı; bu değer 'tehlikeli' kategorisine giriyor ve günlük yaşamı felç ediyor. Chicago'da AQI 250'yi aşarken, Detroit'te ise 210 seviyesinde ölçüldü. Uzmanlar, bu değerlerin günlük sigara içme miktarına eşdeğer olduğunu belirtiyor. Kent yönetimleri parkları kapattı, toplu taşıma seferlerini azalttı ve vatandaşlara N95 maskesi kullanmaları çağrısı yaptı.
Kanada Yangın Merkezi verilerine göre, ülkede şu anda 1,000'den fazla aktif yangın bulunuyor ve bunların 600'den fazlası kontrol altına alınamamış durumda. Bu yangınlar, şimdiden 10 milyon hektardan fazla alanı kül etti. Uzmanlar, küresel ısınmanın etkisiyle yangın sezonunun daha erken başladığını ve daha şiddetli geçtiğini vurguluyor. Son 20 yılda Kanada'daki orman yangınlarının sıklığı ve yaydığı duman miktarı belirgin şekilde arttı.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu durum sadece ABD ve Kanada'yı değil, dumanın taşındığı diğer bölgeleri de etkiliyor. Geçtiğimiz haftalarda Grönland ve İzlanda'da da Kanada kaynaklı duman bulutları gözlemlenmişti. Avrupa Çevre Ajansı, transatlantik hava kirliliği taşınımının giderek daha yaygınlaştığı uyarısında bulundu. Ekonomik olarak ise yangınlar ve duman, sağlık harcamalarını artırırken tarım ve turizmi de vuruyor. ABD'de bu yıl yangınlardan etkilenen bölgelerdeki tarım arazilerinde verim kaybı bekleniyor. Ayrıca, duman nedeniyle uçuşlar iptal edilirken, New York Borsası'nda işlem hacminde düşüş yaşandı. İklim değişikliğinin bu tür aşırı hava olaylarını sıklaştırması, hükümetleri acil durum planlarını gözden geçirmeye zorluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Akdeniz iklim kuşağında yer alması nedeniyle benzer orman yangını ve hava kirliliği riskleriyle karşı karşıya. 2021 yılında Güney Ege ve Akdeniz kıyılarında yaşanan büyük yangınlar, bu riskin somut bir örneği. ABD ve Kanada'daki gelişmeler, Türkiye'nin yangınla mücadele kapasitesini ve hava kalitesi izleme sistemlerini güçlendirmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, küresel iklim değişikliğinin etkileri sınır tanımadığından, Türkiye'nin bu tür transsınır çevre sorunlarına karşı uluslararası işbirliği mekanizmalarına katılması önem taşıyor. Ekonomik boyutta ise, yangınların tarımsal üretime ve turizme vereceği zararlar göz önüne alındığında, Türkiye'nin risk yönetimi politikalarını güncellemesi gerekiyor.