ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, kişisel evanjelik Hristiyan inançlarını devlet kurumları aracılığıyla yaymakla suçlanıyor. Pentagon'da göreve başlamasından bu yana, askeri personelin dini aidiyetlerini yeniden sınıflandırmaya yönelik bir dizi talimat yayınlayan Hegseth'in bu adımları, din özgürlüğü ve laiklik ilkelerine aykırı bulunuyor. Özellikle farklı inanç grupları arasındaki ayrımların silikleştirilmesi ve tüm Hristiyan mezheplerinin 'evangelik' çatısı altında toplanması yönündeki çabalar, dini azınlıklar ve sivil toplum kuruluşları tarafından sert bir dille eleştiriliyor.
Pentagon'da Dini Yeniden Yapılanma
Edinilen bilgilere göre, Bakan Hegseth, Pentagon bünyesinde 'Dini Özgürlük Ofisi' olarak adlandırılan yeni bir birim kurulmasını emretti ve bu birimin başına, kendisiyle aynı inançları paylaşan bir din adamını atadı. Bu ofisin temel görevi, askeri personel arasında 'manevi rehberlik' yapmak olarak tanımlanırken, asıl amacının evanjelik Hristiyanlığı yaymak olduğu öne sürülüyor. Ayrıca, ordudaki papazlık hizmetlerinin tamamen reforma tabi tutulması ve papazların eğitim programlarında evanjelik teolojinin ağırlık kazanması da planlar arasında yer alıyor. ABD Kongresi'nde konuyla ilgili bir soruşturma açılması çağrıları yükselirken, Hegseth'in bu girişimlerinin anayasal sınırları ihlal ettiği yönünde hukuki başvurular yapılıyor.
Uzun yıllardır Amerikan ordusunda görev yapan eski bir papaz olan John Patterson, 'Bu, ordumuzun temel değerlerine bir saldırıdır. Askerlerimizin inanç özgürlüğünü korumak varken, onları tek bir inanca yönlendirmek büyük bir hatadır' ifadelerini kullandı. Hegseth'in bu politikaları, orduda görev yapan Müslüman, Yahudi ve diğer inanç gruplarına mensup askerler arasında da büyük rahatsızlık yaratmış durumda.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
ABD'nin bu iç siyasi tartışması, uluslararası alanda da yankı buluyor. Birçok ülke, ABD'nin laiklikten uzaklaşmasının, dini temelli çatışmaları körükleyebileceği endişesini taşıyor. Özellikle Orta Doğu ve Asya'da dini hassasiyetlerin yüksek olduğu bölgelerde, ABD'nin bu adımı, Amerikan karşıtlığını artırabilecek bir faktör olarak değerlendiriliyor. NATO müttefikleri arasında da konuyla ilgili sessiz bir rahatsızlık hakim. Avrupa Birliği dış politika sözcüsü, 'Din ve devlet işlerinin ayrılması, demokrasimizin temel taşıdır. Herhangi bir ülkenin bu ilkeden sapması endişe vericidir' açıklamasını yaptı. Öte yandan, evanjelik Hristiyan gruplar ABD içinde Hegseth'in politikalarına güçlü destek verirken, bu durum ülkedeki siyasi kutuplaşmayı daha da derinleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin bu iç siyasi gelişmesi, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir gerilim unsuru oluşturabilir. Türkiye, laiklik ilkesine bağlı bir ülke olarak, ABD Savunma Bakanlığı'ndaki bu tür dini yönelimleri yakından izlemektedir. Özellikle NATO içinde ortak operasyonlar ve askeri işbirliği sırasında, din temelli bir ABD politikasının Türk askeri personeli üzerinde yaratabileceği olumsuz etkiler, Ankara tarafından dikkatle değerlendirilmektedir. Ayrıca, bu gelişme, ABD'nin uluslararası alanda dini söylemlere daha fazla yer vermesi eğiliminin bir parçası olarak görülürse, Türkiye'nin bölgesel politikalarında dini faktörlerin daha da önem kazanmasına yol açabilir.