ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığı, İran ile yaşanan son krizle birlikte yeniden tartışmaya açıldı. Uzmanlara göre Tahran'a yönelik artan gerilim, Washington'un bölgedeki başarısızlıklarının sadece son halkası. Irak'tan Afganistan'a, Suriye'den Yemen'e kadar uzanan on yıllık müdahaleler, ABD'nin bölgedeki stratejik hedeflerine ulaşamadığını gösteriyor. Artık ABD'nin Ortadoğu'dan tamamen çekilmesi gerektiği yönünde görüşler güçleniyor.
Başarısızlıklar Zinciri
ABD'nin Ortadoğu politikası, 2003 Irak işgalinden bu yana ciddi eleştirilere maruz kalıyor. Irak'ta istikrar sağlanamazken, Afganistan'dan 2021'deki kaotik çekilme, Washington'un imajına büyük darbe vurdu. Suriye iç savaşına dolaylı müdahale ise bölgedeki dengeleri daha da karmaşık hale getirdi. Son olarak İran ile yaşanan nükleer kriz ve İsrail-Filistin çatışmasının tırmanması, ABD'nin bölgede sınırlı etkisini ortaya koydu. Özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi geleneksel müttefiklerle ilişkilerin zedelenmesi, Washington'un Orta Doğu'da yalnızlaştığına işaret ediyor.
Uzmanlar, ABD'nin askeri varlığının sadece maliyetli olmadığını, aynı zamanda bölgedeki radikal grupların elini güçlendirdiğini belirtiyor. Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) gibi örgütlerin ortaya çıkışında ABD işgalinin etkisi büyük. Yemen'deki Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonu desteklemesi, insani krizi derinleştirirken, bölgede ABD karşıtı duyguları körükledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin Ortadoğu'dan çekilmesi, bölgesel dengeleri kökten değiştirebilir. Boşalan gücü Çin ve Rusya doldurmaya çalışıyor. Pekin, Suudi Arabistan ve İran arasındaki diplomatik yakınlaşmaya aracılık ederek nüfuzunu artırdı. Moskova ise Suriye'de askeri varlığını pekiştirdi. ABD'nin çekilmesi, İran ve İsrail arasında doğrudan bir güç mücadelesine yol açabilir. Ayrıca Körfez ülkeleri, kendi güvenliklerini sağlamak için savunma harcamalarını artırmak zorunda kalabilir. Küresel enerji piyasaları ise kısa vadede dalgalanabilir; ancak uzun vadede ABD'nin enerji bağımsızlığı, petrol fiyatları üzerindeki etkiyi sınırlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Ortadoğu'dan çekilmesi, Türkiye için hem fırsat hem de risk barındırıyor. Ankara, bölgede daha bağımsız bir dış politika izleme imkanı bulabilir; özellikle Suriye ve Irak'ta PKK/YPG'ye karşı yürüttüğü operasyonlarda ABD engeliyle karşılaşmadan hareket edebilir. Ancak boşalan gücü Rusya ve İran'ın doldurması, Türkiye'nin bu ülkelerle yaşadığı gerilimleri artırabilir. Ayrıca İsrail ile normalleşme süreci zarar görebilir. Türkiye'nin Katar ve Libya'daki askeri varlığı, bölgesel güç dengesinde belirleyici olabilir. Enerji koridorları ve Doğu Akdeniz'deki hak iddiaları açısından ise ABD'nin çekilmesi, Ankara'ya daha manevra alanı sağlayabilir.