ABD'nin Mali'deki askeri cuntayla kuracağı olası bir ortaklık, Sahel bölgesindeki terörle mücadele tarihinden çıkarılması gereken dersleri yeniden gündeme getiriyor. Washington, geçmişteki isyan bastırma operasyonlarının başarısızlıklarını göz ardı edemez; aksi takdirde bölgedeki istikrarsızlık daha da derinleşebilir. Just Security'de yayımlanan analiz, ABD'nin Mali'de nasıl bir rol oynayabileceğini sorgularken, geçmiş hataların tekrarlanmaması gerektiğini vurguluyor.
Sahel'de terörle mücadele: Geçmişten dersler
Sahel bölgesi, son on yılda El Kaide ve IŞİD bağlantılı grupların saldırılarıyla sarsıldı. Fransa'nın Barkhane operasyonu ve Birleşmiş Milletler barış gücü MINUSMA, terör tehdidini tamamen ortadan kaldıramadı. Mali ordusunun 2020'de gerçekleştirdiği darbeler, ülkedeki siyasi istikrarsızlığı artırdı ve batılı güçlerle ilişkileri gerdi.
ABD, Sahel'deki terörle mücadele çabalarına drone saldırıları ve istihbarat desteğiyle katkıda bulundu. Ancak, geçmiş operasyonlarda sivil kayıplar ve yerel halkın güvenini kaybetme gibi sorunlar yaşandı. Analistler, ABD'nin Mali'de yeni bir ortaklık kurarken bu hatalardan kaçınması gerektiğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Rusya ve Wagner faktörü
Mali askeri cuntası, Rus paralı asker grubu Wagner ile anlaşma yaparak batılı güçleri geri plana itti. Bu durum, ABD'nin bölgedeki nüfuzunu tehdit ediyor. Ayrıca, Wagner'in insan hakları ihlalleri iddiaları, Mali'deki uluslararası operasyonları daha da karmaşık hale getiriyor.
Biden yönetimi, Mali'de terörle mücadeleyi sürdürürken demokratik değerleri de korumak istiyor. Ancak, cuntayla iş birliği yapmanın getirdiği etik ikilemler, ABD Kongresi'nde tartışmalara yol açıyor. Bu belirsizlik, bölgedeki diğer ülkeleri de etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Sahel bölgesinde artan terör tehdidine karşı sınırlı bir rol oynuyor. Ancak, ABD'nin Mali'deki tutumu, Türkiye'nin Afrika politikasını doğrudan etkilemez. Bölgedeki istikrarsızlık, Türkiye'nin Libya ve Somali'deki askeri varlığını dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin insansız hava araçları (İHA) ve askeri eğitim programları, Sahel ülkeleri için potansiyel bir iş birliği alanı oluşturuyor. Wagner'in varlığı, Türkiye'nin bölgedeki nüfuz mücadelesinde yeni bir denklem yaratabilir.