ABD'nin Ohio eyaletinde federal bir yargıç, seçmen kaydı sırasında vatandaşlık kanıtı sunulmasını zorunlu kılan yasanın uygulanmasını engelledi. Cumhuriyetçi yönetim, seçimlerde yabancı uyrukluların oy kullandığına dair kanıtlanmamış iddiaları öne sürerek bu düzenlemeyi hayata geçirmişti. Yargıç, yasanın seçmen haklarını ihlal ettiğine hükmetti.
Yasanın İçeriği ve Gerekçesi
Ohio yönetimi, 2024 yılında kabul edilen yeni yasayla, ilk kez oy kullanacak veya kayıt bilgilerini güncelleyecek kişilerden pasaport veya doğum belgesi gibi vatandaşlık kanıtı sunmalarını istemişti. Bu adımın, seçim güvenliğini artıracağı ve yabancı ülke vatandaşlarının oy kullanmasının önüne geçeceği savunuldu. Ancak bu iddialar, Ohio ve genelinde yapılan araştırmalarla çürütüldü; eyalette kayıtlı seçmenler arasında yalnızca birkaç vaka tespit edilirken, bunların da bilinçli bir oy kullanma girişimi olmadığı anlaşıldı. Uygulama, özellikle genç ve azınlık seçmenleri orantısız şekilde etkileyerek katılımı düşürebileceği gerekçesiyle eleştirilmişti.
Ohio Valisi Mike DeWine, imzaladığı yasayı savunarak, seçimlerin dürüstlüğünün korunmasının öncelikleri olduğunu söylemişti. Ancak Demokratlar ve sivil hak örgütleri, yasayı 'seçmen baskısı' olarak nitelendirmişti.
Yargı Kararı ve Tepkiler
Ohio Güney Bölgesi Federal Bölge Mahkemesi Yargıcı Edmund Sargus, kararında, yasanın federal seçim yasalarıyla çeliştiğini ve eyaletlerin seçmen kaydında federal standartlardan daha katı kurallar koymasının önünü açan düzenlemelerin, seçimlere erişimi engelleyeceği için Anayasa'ya aykırı olduğunu belirtti. Sargus, bu tür bir şartın, federal Seçmen Kaydı Yasası (NVRA) kapsamında sağlanan hakları ihlal ettiğini vurguladı. Karar, Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) gibi örgütler tarafından memnuniyetle karşılandı; Ohio Cumhuriyetçileri ise karara itiraz edeceklerini açıkladı.
Bu gelişme, ABD'deki seçim yasaları üzerindeki siyasi kutuplaşmayı bir kez daha gözler önüne seriyor. Özellikle 2024 başkanlık seçimlerinin ardından, seçim güvenliği ve oy kullanma hakları konularındaki tartışmalar, Kongre'de ve eyalet meclislerinde yoğun bir şekilde devam ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ohio, ABD'nin salıncak eyaletlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu nedenle alınan kararlar, ülke genelindeki seçim dinamiklerini etkileme potansiyeli taşıyor. Benzer girişimler, başta Teksas, Florida ve Georgia olmak üzere birçok Cumhuriyetçi yönetimli eyalette gündemde. Yargıç Sargus'un kararı, diğer eyaletlerdeki benzer davalarda da emsal teşkil edebilir. Bu durum, ABD'de seçim mevzuatının federal devlet ile eyaletler arasındaki yetki paylaşımı açısından kritik bir sınav niteliği taşıyor. Aynı zamanda, göçmen hakları savunucuları, bu tür yasaların göçmen toplulukları üzerinde yıldırıcı etki yaratarak, toplumsal ayrışmayı derinleştirdiği görüşünde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD'de yaşayan vatandaşlarının seçimlere katılımını yakından izlemekte; ancak bu karar doğrudan Türkiye'yi etkilememektedir. Yine de, ABD'deki seçim güvenliği tartışmalarının, küresel demokrasi algısı üzerinde etkili olduğu söylenebilir. Türkiye, 2017 anayasa değişikliği sonrası Yurt Dışı Seçmen Kütüğü'nü genişletmiş, ABD'deki vatandaşlarının oy kullanma süreçlerini kolaylaştırmıştı. Bu tür yasal düzenlemelerin, diğer ülkelerdeki Türk vatandaşlarının oy hakkına erişimini de dolaylı olarak etkileyebileceği göz ardı edilmemeli. Türk yetkililer, seçimlerin adilliği ve güvenliği konusunda uluslararası standartları referans alarak, diyalog yürütmeye özen göstermektedir.