NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde gergin anlar yaşandı. ABD Başkanı Donald Trump, ABD-İran savaşı sırasında İspanya'nın tutumunu sert bir dille eleştirerek bu ülkeyi 'korkunç bir ortak' olarak nitelendirdi. Trump, İspanya'nın ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonlarına verdiği tepkilerin kabul edilemez olduğunu belirtti ve Madrid yönetimine yönelik ticari misillemelerin masada olduğu uyarısında bulundu. Zirvenin bir diğer çarpıcı anında ise Trump, daha önce de dile getirdiği Grönland'ın satın alınması veya ABD kontrolüne geçmesi fikrini yineledi ve bu adanın ABD için stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı.
İspanya'ya yönelik tehditler: Ticaret savaşı kapıda mı?
ABD Başkanı'nın İspanya'ya yönelik sert sözleri, iki ülke arasındaki ittifak bağlarını zorlayacak gibi görünüyor. Trump, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in ABD-İsrail ittifakının İran'a karşı yürüttüğü hava harekatını eleştiren açıklamalarını hedef aldı. Trump'a göre İspanya, ortak bir tehdide karşı müttefik dayanışması göstermek yerine 'bölücü' bir tavır sergiledi. Başkan, 'İspanya, NATO'nun güney kanadında önemli bir müttefikimiz, ancak İran konusunda sergiledikleri tutum kabul edilemez. Bu ortaklıkta karşılıklı güveni zedeliyor ve ekonomik sonuçları olacak' dedi.
Uzmanlar, Trump'ın bu tehdidinin İspanya'ya yönelik tarife artışları veya ABD pazarına erişimin kısıtlanması gibi somut adımlara dönüşebileceğini belirtiyor. İspanya'nın ABD ile olan ticaret hacmi 2025 yılı itibarıyla 20 milyar doları aşarken, bu hamle iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde ciddi bir krize yol açabilir. Öte yandan İspanya Başbakanı Sanchez'in, NATO zirvesindeki müzakerelerde İspanya'nın pozisyonunu netleştirmesi ve olası bir ticaret savaşını önlemek için diplomatik kanalları zorlaması bekleniyor.
Grönland meselesi yeniden gündemde: Stratejik nedenler ve Danimarka ile kriz
Trump, NATO zirvesinde sadece İspanya'yı hedef almakla kalmadı, bir kez daha Grönland'ın ABD tarafından kontrol edilmesi gerektiğini savundu. 'Grönland, Amerika Birleşik Devletleri için vazgeçilmez bir stratejik varlıktır' diyen Trump, Danimarka'ya seslenerek adanın satın alınması veya en azından ABD'nin adada askeri ve ekonomik üs kurma hakkına sahip olması gerektiğini söyledi. Başkan, 'Danimarkalı dostlarımızdan bu konuda daha yapıcı olmalarını bekliyoruz. Grönland'ın fosil yakıt rezervleri ve Arktik rotalar üzerindeki kontrolü, geleceğimiz için hayati önemde' ifadelerini kullandı.
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Trump'ın açıklamalarına soğuk bir yanıt vererek Grönland'ın Danimarka Krallığı'nın özerk bir parçası olduğunu ve satılık olmadığını yineledi. Frederiksen, 'Grönland halkının geleceği kendi ellerindedir. Egemenlik konusunda pazarlık masaya yatırılamaz' diyerek Trump'ın talebini reddetti. Bu tartışma, ABD ile Danimarka arasında diplomatik bir gerilim yaratırken, NATO içindeki Kuzey Avrupa ülkelerinin güvenlik endişelerini de gün yüzüne çıkardı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump'ın NATO zirvesindeki bu çıkışları, ittifak içindeki güç dengelerini yeniden şekillendirebilecek potansiyele sahip. Türkiye, ABD ile İran arasındaki gerilimde sürekli olarak itidalli ve diyalog yanlısı bir çizgi izlemişti. Trump'ın İspanya'ya yönelik tehditleri, Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde benzer bir baskıyla karşılaşma riskini hatırlatıyor. Ayrıca Grönland krizi, NATO'nun Arktik bölgesindeki angajmanını yeniden düşünmesine neden olabilir; Türkiye'nin kutup araştırmaları ve Karadeniz'deki güvenlik çıkarları açısından bu gelişmeler takip edilmeli. Doğrudan bir etkisi olmasa da, ittifakın iç uyumunu zayıflatan bu tür açıklamalar, Türkiye'nin NATO içindeki manevra alanını dolaylı yoldan etkileyebilir.