ABD Başkanı Donald Trump, Ankara’da devam eden NATO zirvesi sırasında yaptığı sürpriz açıklamayla İran ile varılan ateşkes anlaşmasının “artık geçerli olmadığını” duyurdu. Trump, zirve çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, “Tahran yönetimiyle daha fazla muhatap olmak istemiyorum. Onlar pislik” ifadelerini kullandı. Bu sözlerin hemen ardından uluslararası piyasalarda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3’ün üzerinde yükselerek 75 dolar seviyesini aştı. Uzmanlar, Trump’ın çıkışının enerji piyasalarında yeni bir belirsizlik dalgası yaratacağını belirtiyor. Özellikle Ortadoğu’daki jeopolitik risk priminin artması, petrol fiyatlarındaki yükselişi tetikleyen temel etken olarak gösteriliyor. Beyaz Saray’dan henüz resmi bir yazılı açıklama gelmezken, Dışişleri Bakanlığı sözcüsü konuyla ilgili “mevcut angajmanların gözden geçirildiğini” ifade etti.
Ateşkes sürecinin çöküşü ve arka planı
İran ile ABD arasında geçtiğimiz aylarda yoğun diplomasi trafiği sonucunda varılan ateşkes, özellikle Basra Körfezi’ndeki deniz güvenliği ve nükleer müzakerelerin yeniden başlaması açısından kritik öneme sahipti. Trump’ın “bitti” sözleri, sadece birkaç hafta önce yapılan dolaylı görüşmelerin başarısız olduğunu ortaya koyuyor. Kaynaklar, anlaşmazlığın temelinde İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurmayı reddetmesi ve ABD’nin yaptırımları hafifletmeye yanaşmamasının yattığını belirtiyor. Trump yönetimi daha önce maksimum baskı politikasını sürdüreceğini duyurmuş, ancak son dönemde diplomatik kanalların açık tutulması yönünde sinyaller vermişti. Başkanın “pislik” ifadesi ise iki ülke arasındaki gerilimi yeniden tırmandıracak bir söylem olarak değerlendiriliyor. İran Dışişleri Bakanlığı’ndan gelen ilk tepkilerde Trump’ın açıklamaları “sorumsuzca ve provokatif” olarak nitelendirildi.
Bölgesel ve küresel boyut: Petrol piyasaları ve jeopolitik riskler
Trump’ın açıklamalarının hemen ardından ham petrol fiyatları yükselişe geçti. Brent petrolün varil fiyatı 75 doların üzerine çıkarken, ABD ham petrolü (WTI) de 70 dolar sınırına yaklaştı. Analistler, bu yükselişin kısa vadede sürebileceğini ancak asıl belirleyicinin bölgedeki fiili gelişmeler olacağını vurguluyor. Hürmüz Boğazı’nın güvenliği ve Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin olası üretim artışı kararları piyasaların odak noktası haline geldi. Bu arada NATO zirvesinde Trump’ın müttefik ülkelere yönelik “İran tehdidine karşı daha fazla sorumluluk alın” çağrısı da dikkat çekti. Avrupalı liderler ise diplomasiye öncelik verilmesi gerektiğini vurgulayarak Trump’ın söylemiyle aralarına mesafe koydu. Rusya ve Çin’in ise İran’a yönelik yaptırımların hafifletilmesi yönündeki tutumlarını sürdürmesi bekleniyor. Ortadoğu’da tırmanan gerginlik, küresel enerji arz güvenliği konusundaki endişeleri yeniden alevlendirdi. OPEC+ ülkelerinin önümüzdeki haftalarda yapacağı toplantıda üretim kotalarını artırma kararı alması halinde fiyatların bir miktar gerileyebileceği ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem İran’a komşu olması hem de enerji ihtiyacının önemli bir kısmını ithal etmesi nedeniyle bu gelişmeden doğrudan etkilenecek ülkelerin başında geliyor. Trump’ın ateşkesi bitirme kararı, Türkiye’nin enerji maliyetlerini artırabilir ve cari açık üzerinde baskı yaratabilir. Ayrıca Ankara, İran ile Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgesel konularda iş birliği yürütüyor; bu ilişkilerin yeniden gerilmesi Türkiye’nin diplomatik dengelerini zorlayabilir. NATO zirvesine ev sahipliği yapan Türkiye, Trump’ın açıklamalarının yarattığı ortamda hem ABD hem de İran ile menfaatlerini dengelemek durumunda kalacak. Enerji arz güvenliğini sağlamak ve olası bir krizden minimum hasarla çıkmak için Ankara’nın alternatif tedarik yolları ve diplomasi kanallarını devreye sokması bekleniyor.