ABD'li havayolları, mayıs ayında jet yakıtına 6.6 milyar dolar harcayarak son bir yılın en yüksek ikinci aylık faturasını ödedi. Salı günü yayımlanan resmi verilere göre bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 84'lük bir artışa işaret ediyor. ABD Ulaştırma İstatistikleri Bürosu (BTS) tarafından açıklanan veriler, havacılık sektörünün art arda ikinci kez 6 milyar dolar sınırını aşan yakıt maliyetiyle karşılaştığını gösteriyor. Uzmanlar, bu artışın temel nedenleri arasında küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş, rafineri kapasite kısıtlamaları ve jeopolitik gerilimlerin etkili olduğunu belirtiyor.
Akaryakıt Maliyetlerindeki Sert Yükselişin Arka Planı
BTS verilerine göre, ABD havayollarının jet yakıtı harcamaları ocak ayında 5.2 milyar dolar, şubat ayında 5.4 milyar dolar, mart ayında 5.9 milyar dolar ve nisan ayında 6.2 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Mayıs ayındaki 6.6 milyar dolarlık harcama, 2022 yazında yaşanan rekor seviyelere yaklaşıyor. Sektör temsilcileri, yakıt maliyetlerinin işletme giderlerinin yaklaşık yüzde 25-30'unu oluşturduğunu ve bu artışın karlılık üzerinde baskı yarattığını ifade ediyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, ham petrol fiyatları mayıs ayında varil başına ortalama 82 dolar seviyesinde işlem görürken, jet yakıtı primi de benzer oranda arttı. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası uygulanan yaptırımlar ve OPEC+ ülkelerinin üretim kısıntıları, arz tarafında daralmaya neden oluyor. Ayrıca, ABD'deki bazı büyük rafinerilerin bakım çalışmaları ve kapasite düşüşleri, jet yakıtı arzını daha da kısıtlıyor.
Küresel Havacılık Sektörüne Yansımaları
ABD'deki bu maliyet artışı, küresel havayolu endüstrisini de etkiliyor. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), 2024 yılı için küresel havayolu karlılık tahminlerini aşağı yönlü revize ederken, yakıt maliyetlerinin en büyük risk faktörü olduğunu vurguluyor. Avrupa ve Asya-Pasifik bölgesindeki havayolları da benzer fiyat baskılarıyla karşı karşıya. Ucuz taşıyıcılar, artan maliyetleri bilet fiyatlarına yansıtarak rekabet avantajlarını kaybetme riskiyle karşı karşıya.
Analistler, yılın ikinci yarısında petrol fiyatlarının mevcut seviyelerde kalması halinde havayollarının yakıt maliyetlerinin 7 milyar doları aşabileceğini öngörüyor. Bu durum, özellikle borç yükü yüksek olan taşıyıcılar için finansal zorlukları derinleştirebilir. Diğer yandan, daha verimli uçak filosuna sahip havayolları, yakıt tüketimini azaltarak maliyet avantajı elde edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel jet yakıtı fiyatlarındaki bu artış, Türkiye'nin havacılık sektörünü de doğrudan etkiliyor. Türk Hava Yolları (THY) gibi büyük taşıyıcılar, yakıt maliyetlerini dengelemek için yakıt hedge (korunma) stratejileri kullansa da, spot piyasadaki yükseliş maliyet baskısını artırıyor. Türkiye'nin enerji ithalatı bağımlılığı göz önüne alındığında, yakıt fiyatlarındaki artış cari açığı da olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, turizm sektöründe havayolu bilet fiyatlarına yansıyacak olası zamlar, Türkiye'nin turizm gelirlerini etkileyebilir. Ancak, Türkiye'nin coğrafi konumu ve İstanbul Havalimanı'nın küresel bir merkez olma potansiyeli, uzun vadede maliyet avantajı sağlayabilir.