ABD, Başkan Donald Trump'ın ateşkesin sona erdiğini duyurmasının hemen ardından İran'a yönelik yeni bir hava saldırısı dalgası başlattı. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Bu gece onlara yine çok sert vuracağız' ifadelerini kullanarak, Washington'un Tahran'a karşı askeri operasyonlarını yeniden tırmandırdığını duyurdu. ABD Merkez Kuvvetleri Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan yazılı açıklamada, saldırıların İran'ın 'bölgedeki vekil güçlerine' ait olduğu belirtilen hedeflere yönelik olduğu ifade edildi. Operasyon kapsamında İran'ın doğusundaki askeri tesislerin vurulduğu bildiriliyor.
Trump'ın 'Ateşkes Bitti' Çıkışı ve Arka Plan
Başkan Trump, son günlerde artan gerilimin ardından dün yaptığı açıklamada, İran'la varılan gayriresmî ateşkesin artık geçerli olmadığını ilan etmişti. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, 'İran'ın bölgedeki provokasyonlarının devam ettiği ve ABD'nin kendini savunma hakkını kullanacağı' vurgulanmıştı. Trump yönetimi, özellikle Basra Körfezi'nde ticari gemilere yönelik saldırılar ve Yemen'deki Husilerin İran yapımı insansız hava araçlarıyla Suudi Arabistan'ı hedef alması nedeniyle Tahran'ı sorumlu tutuyor. Trump'ın 'ateşkes bitti' çıkışı, aslında daha önce İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasının bir uzantısı olarak görülüyor.
Son hava saldırıları, ABD'nin İran'a yönelik askeri müdahalelerinde bir tırmanma olarak değerlendiriliyor. CENTCOM verilerine göre, bu yıl içinde ABD'nin İran hedeflerine yönelik düzenlediği operasyon sayısı 15'i aştı. Saldırılarda özellikle İran Devrim Muhafızları'na bağlı birliklerin kullandığı lojistik merkezler ve mühimmat depoları hedef alınıyor. ABD'li yetkililer, bu saldırıların 'İran'ın vekil güçler aracılığıyla bölgedeki istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerini engellemeyi amaçladığını' belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Tansiyon Yükselirken Diplomasi Sessiz
Bu gelişme, Ortadoğu'da zaten kırılgan olan dengeleri daha da bozma potansiyeli taşıyor. İran'ın resmî haber ajansı IRNA, ABD saldırılarını 'savaş ilanı' olarak nitelendirirken, İran Dışişleri Bakanlığı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne acil bir toplantı çağrısı yaptı. İran'ın misilleme tehditleri ise bölgeyi yeni bir sıcak çatışmanın eşiğine getirebilir. Uzmanlara göre İran, doğrudan bir çatışma yerine vekil güçleri aracılığıyla yanıt verme stratejisini benimseyebilir. Irak'taki Şii milisler ve Suriye'deki İran destekli grupların, ABD hedeflerine yönelik saldırılarını artırması bekleniyor.
Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, ABD'nin İran'a yönelik sert tutumunu genel olarak desteklese de, doğrudan bir çatışma olasılığından endişe duyuyor. Bölge ülkeleri, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma ve petrol sevkiyatını kesintiye uğratma riski nedeniyle ekonomik kaygılar taşıyor. ABD'nin saldırıları, küresel petrol fiyatlarında ani bir artışa yol açarken, analistler bu durumun küresel enflasyon üzerinde baskı yaratabileceği uyarısında bulunuyor. Rusya ve Çin ise ABD'yi 'uluslararası hukuku ihlal etmekle' suçlayarak, saldırıları kınadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ve ABD arasındaki bu gerilimde iki tarafı da tam olarak karşısına almamaya çalışan bir denge politikası izliyor. Ancak ABD'nin İran'a yönelik saldırıları, Türkiye'nin güvenlik endişelerini artırabilir. İran'ın kuzeybatısındaki askeri hareketlilik, Türkiye'nin doğu sınırında dolaylı bir risk oluşturuyor. Ayrıca, İran'daki istikrarsızlık, Türkiye'ye yönelik göç dalgalarını hızlandırabilir. Ekonomik olarak, İran ile enerji ticareti yapan Türkiye, olası yaptırımların genişlemesinden etkilenebilir. Türkiye'nin bölgedeki diplomatik girişimleri, tansiyonun düşürülmesinde kilit rol oynayabilir. Rusya ile koordinasyon, Ankara'nın bu süreçte elini güçlendirecek bir faktör olarak öne çıkıyor.