ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimi kararlarını şekillendiren istihdam verileri, işgücü piyasasında beklenen keskin düşüşün yaşanmadığını, aksine bir durgunluk dönemine girildiğini ortaya koyuyor. Son verilere göre işten çıkarma oranları istikrarlı seyrederken, döngüsel sektörlerdeki yavaşlama faiz indirimi için güçlü bir gerekçe sunmuyor. Bu tablo, ekonomistlerin resesyon beklentilerini sorgulamasına yol açıyor.
İşten Çıkarmalar Sabit, Sektörel Yavaşlama Sınırlı
ABD Çalışma Bakanlığı’nın haftalık işsizlik başvuruları verileri, işten çıkarmaların tarihsel ortalamaların altında kaldığını gösteriyor. Özellikle imalat ve inşaat gibi döngüsel sektörlerdeki iş kayıpları, genel bir resesyon endişesini doğrulamıyor. Analistler, teknoloji ve finans gibi sektörlerdeki seçici işten çıkarmaların sistemik bir krizden ziyade yapısal dönüşümün parçası olduğunu belirtiyor. İşgücü piyasasındaki bu direnç, Fed’in agresif faiz indirimlerine gitmesini zorlaştırıyor.
Fed'in Karar Sürecine Etkileri
Piyasalar, Fed’in eylül ayında 25 baz puanlık bir indirim yapmasını fiyatlarken, daha büyük bir adım beklentisi zayıflamış durumda. İstihdam verileri, ekonominin bir resesyonda olmadığını ancak büyüme hızının belirgin şekilde yavaşladığını gösteriyor. Enflasyon hala hedefin üzerinde seyrederken, Fed’in faiz indirimlerinde temkinli davranması bekleniyor. Bu durum, küresel piyasalarda risk iştahını sınırlıyor ve gelişmekte olan ülkelerin para birimleri üzerinde baskı yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’de faizlerin beklendiği kadar hızlı düşmemesi, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için sermaye akışlarını olumsuz etkileyebilir. Yüksek ABD faizleri, TL üzerinde baskı yaratmaya devam ederken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) para politikasında manevra alanını daraltıyor. Ancak ABD işgücü piyasasındaki durgunluk, küresel talebin zayıfladığına işaret ediyor ve bu durum Türkiye’nin ihracatını olumsuz etkileyebilir. Özetle, Fed’in faiz indirimlerinde yavaş kalması, Türkiye’nin dış finansman koşullarını sıkılaştırırken, ihracat gelirlerindeki potansiyel düşüş büyüme dinamiklerini test edecektir.