ABD, İran'a karşı askeri operasyon başlattı. Hürmüz Boğazı'nın her iki yakasında bulunan Körfez ülkeleri de hedef alınan saldırılar, Washington ile Tahran arasındaki geçici ateşkes anlaşmasını temelinden sarsarken, savaşın başladığı Şubat ayı sonundan bu yana küresel ekonomide dalgalanmalara neden olan çatışma yeni bir aşamaya girdi. Pentagon kaynakları, saldırının İran'ın askeri tesislerine ve Hürmüz Boğazı'ndaki stratejik noktalara yönelik olduğunu doğrularken, bölgedeki tansiyon en üst düzeye çıktı.
Arka plan: Geçici ateşkes çöküyor
ABD Başkanı ile İran lideri arasında Mart ayı başında varılan geçici ateşkes anlaşması, Hürmüz'de yaşanan bu son tırmanışla birlikte rafa kalkma noktasına geldi. Anlaşma, tarafların askeri faaliyetlerini durdurmasını ve müzakere masasına dönmesini öngörüyordu. Ancak İran'ın, son haftalarda Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yönelik tacizleri ve Amerikan savaş gemilerine yakın manevraları, Washington'u harekete geçmeye itti. Beyaz Saray, İran'ın ateşkesi ihlal ettiğini ve saldırının meşru müdafaa hakkı kapsamında yapıldığını savunuyor.
Tahran yönetimi ise ABD'yi krizi tırmandırmakla suçluyor. İran Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı 'savaş ilanı' olarak nitelendirirken, BM Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı. İran Cumhurbaşkanı, ulusa sesleniş konuşmasında 'bu saldırının cevapsız kalmayacağını' söyledi. Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin durdurulduğu ve bölgedeki tüm tanker trafiğinin durma noktasına geldiği bildiriliyor.
Küresel ekonomik etkiler: Petrol fiyatları fırladı
Saldırı haberiyle birlikte petrol fiyatları varil başına 10 doların üzerinde yükselerek 130 dolar seviyesini aştı. Küresel enerji piyasaları, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası petrol arzının yaklaşık beşte birini oluşturduğu göz önüne alındığında, büyük bir istikrarsızlıkla karşı karşıya. Asya-Pasifik ülkeleri ve Avrupa, enerji krizi endişesiyle acil durum toplantıları yapıyor. ABD Enerji Bakanlığı, Stratejik Petrol Rezervi'nden piyasaya ek arz yapacağını duyurdu.
Bu gelişme, savaşın başladığı Şubat ayından bu yana küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksamaları daha da derinleştirecek gibi görünüyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), krizin devam etmesi halinde küresel büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize edebileceğini belirtti. Dünya Bankası ise enerji ve gıda fiyatlarındaki artışın gelişmekte olan ülkeleri orantısız şekilde etkileyeceği uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile komşu olması ve enerji ithalatının önemli bir kısmını Orta Doğu'dan karşılaması nedeniyle bu gelişmeden doğrudan etkileniyor. Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlik, Türkiye'nin enerji maliyetlerini yukarı çekecek ve cari açık üzerinde baskı oluşturacaktır. Ayrıca, bölgedeki istikrarsızlık Türkiye'nin Orta Doğu'daki diplomatik girişimlerini ve ticari ilişkilerini zorlaştırabilir. Ankara, her iki tarafla da diyalog kanallarını açık tutarak krizin yayılmasını önlemeye çalışacak. Ancak bu durum, Türkiye'nin NATO üyesi olması ve ABD ile stratejik ortaklığı nedeniyle hassas bir denge politikası izlemesini gerektiriyor.