Nepal'in kuzeyindeki dağlık bölgelerde ve Tibet sınırında meydana gelen ani sellerin ardından kaybolan yüzlerce kişiyi arama çalışmaları devam ediyor. Nepal ordusu ve polis ekipleri, felaketin vurduğu köylerde enkaz altında kalanları ve çamur selinin sürüklediği kişileri bulmak için yoğun çaba sarf ediyor. Yetkililer, şu ana kadar 14 kişinin hayatını kaybettiğini doğrularken, kayıp sayısının 100'ü aştığını bildirdi. Kathmandu'nun yaklaşık 150 kilometre kuzeyindeki Melamchi Nehri vadisinde ve çevresindeki yerleşimlerde, şiddetli yağışların tetiklediği seller yüzlerce evi yıktı, köprüleri ve yolları kullanılamaz hale getirdi. Bölgede helikopterlerle yürütülen arama kurtarma operasyonlarına, kötü hava koşulları nedeniyle zaman zaman ara verilmek zorunda kalınıyor.
Felaketin Arka Planı ve Kurtarma Çalışmaları
Nepal İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, ani seller geçtiğimiz cuma günü başlayan ve aralıksız devam eden sağanak yağışların ardından meydana geldi. Himalayaların güney yamaçlarında bulunan Melamchi, Sindhupalchok ve Dolakha bölgeleri, muson yağmurlarının neden olduğu sel ve heyelanlardan en çok etkilenen yerler oldu. Özellikle Melamchi Nehri'nin taşması, nehir yatağına kurulan geçici yerleşimleri ve müteahhitlik firmalarının işçi kamplarını su altında bıraktı. Bölgede altyapı projelerinde çalışan yüzlerce işçinin kayıp olduğu bildiriliyor. Nepal Polisi Sözcüsü Basanta Bahadur Kunwar, yaptığı açıklamada, “Şu ana kadar 14 kişinin cesedine ulaşıldı. Kayıp sayısıyla ilgili net bir bilgi vermek mümkün değil; ancak 100'ün üzerinde kişinin kayıp olduğunu tahmin ediyoruz. Arama kurtarma ekiplerimiz bölgede çalışmalarını sürdürüyor” dedi. Nepal ordusu, felaket bölgesine sevk ettiği 500'den fazla askerin yanı sıra helikopterler ve köpek ekipleriyle arama çalışmalarına katılıyor. Ancak yolların çökmesi ve köprülerin yıkılması, karadan ulaşımı neredeyse imkânsız hale getirdi. Yetkililer, bazı bölgelere sadece hava yoluyla ulaşılabildiğini belirtiyor.
Kurtarma ekipleri, nehir kıyısındaki ağaçlara ve kayalara tutunarak hayatta kalanları kurtarmak için tekneler ve halat sistemleri kullanıyor. Nepal Kızılhaçı da bölgeye yardım malzemesi ulaştırmak için seferber oldu. Öte yandan, sel sularının çekilmesinin ardından enkaz altında kalanların tespiti için çalışmalar başlatıldı. Nepal hükümeti, felaketten etkilenen aileler için geçici barınma merkezleri kurdu ve bölgeye sağlık ekipleri gönderdi. Yerel halk, selin aniden geldiğini ve insanların kaçmaya fırsat bulamadığını dile getiriyor. Görgü tanıkları, suyun bir anda yükseldiğini ve nehir kenarındaki evlerin dakikalar içinde sular altında kaldığını aktardı.
Bölgesel Boyut ve İklim Değişikliği Etkisi
Bu felaket, Himalaya bölgesindeki kırılgan ekosistemi ve iklim değişikliğinin etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, küresel ısınmanın etkisiyle Himalayalar'daki buzulların erimesi sonucu oluşan buzul göllerinin taşması riskinin arttığını ve ani sellerin daha sık yaşanacağını belirtiyor. Nepal, dünyada iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerin başında geliyor. Ülke, her yıl muson mevsiminde sel ve heyelan felaketleriyle karşı karşıya kalıyor. 2014 yılında Sindhupalchok bölgesinde meydana gelen sel felaketinde yüzlerce kişi hayatını kaybetmişti. Bu yılki muson yağmurları, özellikle Nepal'in orta ve doğu bölgelerinde etkili oldu. Meteoroloji yetkilileri, önümüzdeki günlerde de şiddetli yağışların devam edeceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, arama kurtarma çalışmalarını daha da güçleştiriyor ve yeni heyelan riskini artırıyor. Nepal'in komşusu Hindistan ve Çin de, olası bir insani kriz karşısında yardım tekliflerini iletti. Hindistan, Nepal'e insani yardım ve arama kurtarma ekipleri göndermeye hazır olduğunu açıkladı. Çin ise Tibet Özerk Bölgesi sınırındaki etkilenen bölgelere insani yardım ulaştırmak için işbirliğine hazır olduğunu bildirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Nepal’deki sel felaketinin ardından taziye mesajı yayınlayarak dayanışma çağrısında bulundu. Türkiye, tarihsel olarak Güney Asya ülkeleriyle güçlü diplomatik ilişkiler geliştirmiş olsa da, doğrudan ticari veya stratejik bağları sınırlıdır. Ancak bu tür doğal afetler, Türkiye’nin insani diplomasi alanındaki küresel rolünü oynaması için bir fırsat sunmaktadır. Türkiye, TİKA ve AFAD aracılığıyla ihtiyaç sahibi ülkelere acil yardım ulaştırma konusunda önemli bir geçmişe sahiptir. Bu felaket sonrasında Türkiye’nin arama kurtarma ekipleri veya insani yardım göndermesi, iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirebilir ve bölgedeki etkinliğini artırabilir. Ayrıca, iklim değişikliğinin yol açtığı afetler, Türkiye’nin de dahil olduğu Akdeniz havzası için de bir uyarı niteliği taşımaktadır. Türkiye’nin afet yönetimi ve arama kurtarma kapasitesinin bu tür uluslararası krizlerde etkin biçimde kullanılması, ülkenin yumuşak gücüne katkı sağlayacaktır.