Amerika Birleşik Devletleri, İran'a yönelik yaptırımlarını genişleterek 30'dan fazla yeni hedef belirledi. Bu hamle, Başkan Donald Trump'ın 'İran'la bir anlaşma mümkün' açıklamasıyla aynı güne denk geldi. Yaptırımlar, İran'ın petrol ve petrokimya sektörünü hedef alırken, Tahran yönetimi sert tepki gösterdi. Uzmanlar, Washington'un ikili yaklaşımının Orta Doğu'daki gerilimi tırmandırabileceği uyarısında bulunuyor.
Yaptırımların kapsamı ve hedefleri
ABD Hazine Bakanlığı tarafından duyurulan yeni yaptırımlar, İran'ın petrol ihracatını finanse eden bir aracı şirketler ağına odaklanıyor. Listede, İran merkezli çok sayıda enerji şirketi ve bunlarla bağlantılı bireyler yer alıyor. Yaptırımlar kapsamında, söz konusu kişi ve kuruluşların ABD'deki mal varlıkları dondurulacak ve Amerikan vatandaşlarıyla iş yapmaları yasaklanacak. Trump yönetimi, bu adımın İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetlerini sınırlamak için atıldığını belirtiyor. Ancak Başkan Trump, aynı gün yaptığı açıklamada 'İran'la her konuda anlaşma yapmaya hazır olduklarını' söyleyerek diplomatik kanalları da açık tuttu.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatibzade, yaptırımları 'ekonomik terörizm' olarak nitelendirerek kınadı. Hatibzade, 'ABD'nin ikiyüzlü politikası, müzakere masasına oturma isteğimizi zedeliyor' dedi. Tahran yönetimi, yaptırımların kaldırılmaması halinde uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artıracağı tehdidini yineledi.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin bu hamlesi, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan dengeleri yeniden sarsma potansiyeli taşıyor. İran, yaptırımlara karşılık olarak Basra Körfezi'ndeki deniz güvenliğini tehdit edebilecek adımlar atabilir. Öte yandan, Avrupa Birliği ve Rusya, ABD'nin tek taraflı yaptırımlarına karşı çıkarak İran'la ticari ilişkilerini sürdürmeye çalışıyor. Çin ise İran petrolünün en büyük alıcılarından biri olarak yeni yaptırımlardan etkilenebilir. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, İran'ın petrol ihracatı yaptırımlar öncesinde günde 2.5 milyon varil seviyesindeyken, bu rakam önemli ölçüde düşmüş durumda. Yeni yaptırımlar, İran ekonomisini daha da zorlayabilir ve bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran'dan karşılıyor ve iki ülke arasında derin ticari ilişkiler bulunuyor. ABD yaptırımları, Türkiye'nin İran'la enerji ticaretini olumsuz etkileyebilir ve doğalgaz ile petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluşturabilir. Ayrıca, bölgede artan ABD-İran gerilimi, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki güvenlik çıkarlarını da doğrudan etkileyebilir. Ankara, Washington ve Tahran arasında denge politikası izlerken, yeni yaptırımlar bu hassas dengeyi sürdürmeyi zorlaştırabilir. Türk diplomatlar, iki ülke arasında arabuluculuk rolü üstlenmeye çalışsa da, mevcut koşullar altında bu çabaların sonuç vermesi güç görünüyor.