ABD ve İran arasında Hürmüz Boğazı'nda son günlerde yoğunlaşan askeri hareketlilik ve karşılıklı saldırılar, petrol fiyatlarını bir ayın en yüksek seviyesine çıkardı. Küresel petrol piyasaları, dünya ham petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu stratejik su yolundaki gerilimin enerji tedarikini kesintiye uğratabileceği endişesiyle dalgalanıyor. Brent petrolün varil fiyatı, Haziran ayında İran ile ABD arasında imzalanan mutabakat zaptı sonrası düşüş eğilimindeyken, son bir haftada yüzde 5'in üzerinde artarak 85 dolar sınırına dayandı.
Gelişmenin arka planı: Mutabakat zaptı sonrası tırmanış
Haziran 2023'te ABD ve İran, Körfez'deki gerilimi azaltmak ve nükleer müzakerelere yeniden ivme kazandırmak amacıyla bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Anlaşma kapsamında İran'ın dondurulan petrol gelirlerine erişimi kolaylaştırılmış, karşılığında ise uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlama taahhüdünde bulunmuştu. Ancak son iki haftadır Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmeler, bu kırılgan ateşkesin sona ermek üzere olduğunu gösteriyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran Devrim Muhafızları'na ait sürat botlarının geçiş yapan ticari gemilere tacizde bulunduğunu, buna karşılık ABD donanmasının da bölgedeki varlığını artırarak İran mevzilerine yönelik sınırlı hava operasyonları düzenlediğini duyurdu. İran yönetimi ise ABD'nin 'korsanlık' yaptığını ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini savunarak misilleme yapacağını açıkladı.
Uzmanlara göre, bu tırmanışın arkasında yatan temel neden, İran'ın nükleer programındaki ilerlemeye karşı ABD'nin artan baskısı. İran'ın uranyum zenginleştirme seviyesini yüzde 60'a çıkarması, Batılı istihbarat kaynaklarına göre silah yapımına çok az bir mesafe kaldığı anlamına geliyor. ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, bir yandan diplomatik kanalları açık tutmaya çalışırken öte yandan Körfez'deki müttefiklerini korumak ve petrol arz güvenliğini sağlamak için askeri caydırıcılığa başvuruyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Enerji piyasalarında korku primi
Hürmüz Boğazı'ndaki herhangi bir kesinti, küresel petrol piyasalarında anında fiyat artışına yol açıyor. Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt, BAE ve Katar gibi Körfez ülkelerinin ham petrol ihracatının büyük bölümü bu boğazdan geçiyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, 2023 yılında boğazdan günde ortalama 21 milyon varil petrol geçti; bu, küresel talebin yaklaşık beşte birine denk geliyor.
ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırması ve İran'ın tehditkar açıklamaları, piyasalarda 'korku primi' olarak adlandırılan ek maliyeti yükseltti. Enerji analistleri, gerilimin devam etmesi halinde Brent petrolün 90 doları aşabileceğini, hatta boğazın tamamen kapanması durumunda 100 doların üzerine çıkabileceğini öngörüyor. Bu durum, özellikle enerji ithalatına bağımlı gelişmekte olan ülkeler için ciddi bir risk oluşturuyor. Küresel enflasyonla mücadele eden merkez bankaları ise petrol fiyatlarındaki yükselişin, faiz indirim beklentilerini erteleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Öte yandan, Çin ve Hindistan gibi büyük petrol tüketicileri, İran'dan yaptıkları indirimli petrol alımlarını sürdürmek için ABD yaptırımlarını delme riskini alıyor. Bu ülkeler, tırmanan gerilime rağmen Tahran'la ticari ilişkilerini korumaya çalışıyor. Analistler, OPEC+'ın mevcut üretim kısıntılarına rağmen gerilimin yarattığı arz endişesini gidermekte yetersiz kaldığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, Türkiye için doğrudan bir güvenlik tehdidi olmasa da enerji maliyetleri ve enflasyon üzerinden dolaylı etki yaratıyor. Türkiye, ham petrol ithalatının yaklaşık yüzde 30'unu Irak ve Suudi Arabistan gibi Körfez ülkelerinden sağlıyor; bu petrolün büyük kısmı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Fiyat artışları, zaten yüksek seyreden cari açığı daha da büyütebilir ve akaryakıt zamları yoluyla enflasyonu körükleyebilir. Ayrıca, ABD-İran arasındaki bu tırmanış, Türkiye'nin İran'la doğal gaz alanındaki işbirliğini de olumsuz etkileyebilir. Ankara, bir yandan enerji arz güvenliğini sağlamak, öte yandan bölgedeki istikrarsızlıktan kaçınmak için diplomatik girişimlerini yoğunlaştırmak zorunda kalabilir.