ABD Savunma Bakanlığı, Kongre'den İran'a yönelik olası bir askeri müdahale ve diğer acil savunma harcamaları için 103 milyar dolar tutarında ek bütçe talebinde bulundu. Savunma Bakan Yardımcısı Stephen Feinberg, hafta başında kongre üyeleriyle yaptığı kapalı oturumda bu talebi iletti. Pentagon'un bu devasa bütçe çağrısı, Washington'ın Tahran'a yönelik artan gerilimi ve bölgedeki askeri yığınağının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Talebin içeriğinde, İran'a yönelik potansiyel bir hava harekâtı, füze savunma sistemlerinin güçlendirilmesi ve bölgedeki müttefiklere yönelik askeri yardımların yer aldığı belirtiliyor.
Pentagon'un bütçe talebinin ayrıntıları
Feinberg'in sunduğu bütçe taslağına göre, 103 milyar dolarlık kaynağın büyük bir kısmı İran'a yönelik acil askeri operasyonlar için ayrıldı. Bu kapsamda, Basra Körfezi'nde konuşlu ABD deniz kuvvetlerinin takviyesi, bölgedeki hava üslerinin modernizasyonu ve İran'ın balistik füze tehdidine karşı yeni savunma sistemlerinin konuşlandırılması planlanıyor. Ayrıca, talebin Afganistan ve Suriye'deki operasyonlar ile Hint-Pasifik bölgesindeki caydırıcılık faaliyetlerini de kapsadığı bildiriliyor. Feinberg, kongre üyelerine yaptığı brifingde, bu fonların ABD'nin ulusal güvenlik çıkarlarını korumak ve müttefiklerin savunmasını güçlendirmek için kritik olduğunu vurguladı. Ancak bazı Demokrat milletvekilleri, bu kadar büyük bir bütçenin Kongre onayı olmadan harcanmasına itiraz ederek, Başkan Trump yönetiminin savaş yetkisini aştığını iddia etti.
Bölgesel ve küresel boyutlar
ABD'nin bu bütçe talebi, Orta Doğu'da İran ile ABD arasında tırmanan gerilimin bir yansıması olarak görülüyor. Geçtiğimiz aylarda İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin çıkmaza girmesi ve Tahran'ın ABD hedeflerine yönelik artan tehditleri, Washington'ı askeri hazırlıkları hızlandırmaya itti. Uzmanlar, 103 milyar dolarlık talebin sadece İran'a yönelik değil, aynı zamanda Çin ve Rusya'ya karşı da bir caydırıcılık mesajı taşıdığını belirtiyor. Öte yandan, bu büyük harcama kalemi, ABD'nin artan bütçe açığı ve ulusal borç seviyesi nedeniyle Kongre'de yoğun tartışmalara yol açabilir. Taliban'ın Afganistan'da yeniden güç kazanması ve Suriye'deki IŞİD tehdidi gibi diğer güvenlik sorunları da talebin kapsamını genişletiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran'a yönelik askeri hazırlıkları, Türkiye'nin güney sınırlarında yeni bir kriz riskini beraberinde getiriyor. Olası bir ABD-İran çatışması, başta enerji fiyatları olmak üzere küresel piyasaları etkileyerek Türkiye ekonomisi üzerinde baskı yaratabilir. Ayrıca, Irak ve Suriye'deki İran destekli grupların tepkisi, Türkiye'nin bu ülkelerdeki askeri varlığını ve sınır güvenliğini tehdit edebilir. Türkiye, NATO müttefiki olarak ABD'nin savunma planlarında yer alsa da, İran ile enerji ve ticaret bağlarını da gözetmek zorundadır. Ankara'nın bu süreçte diplomatik denge politikasını sürdürmesi, bölgesel istikrar için kritik önem taşıyor.