Uluslararası ilişkilerde son derece hareketli geçen bir haftayı geride bırakıyoruz. ABD, İran’a yönelik askeri bir operasyon düzenlerken, Avrupa ülkeleri Rus diplomatlara karşı koordineli bir sınır dışı kampanyası başlattı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde devam eden çatışmaların durdurulması için acil ateşkes çağrısı yaptı. Bu üç gelişme, küresel dengeleri sarsarken, bölgesel krizlerin derinleştiğine işaret ediyor.
ABD-İran gerilimi tırmanıyor
ABD’nin İran’a yönelik saldırısı, 23 Mayıs haftasında uluslararası gündemin ilk sırasına oturdu. İran’ın nükleer programına ilişkin uzun süredir devam eden görüşmelerin çıkmaza girmesi ve Yemen’deki Husilere sağlanan askeri desteğin artması, Washington yönetimini harekete geçirdi. ABD Savunma Bakanlığı, saldırının İran’ın askeri tesislerine yönelik “sınırlı” bir operasyon olduğunu açıkladı. Ancak Tahran yönetimi, saldırıyı “tam ölçekli bir savaş eylemi” olarak nitelendirdi ve misilleme tehdidinde bulundu. Bölgedeki ABD müttefikleri, Suudi Arabistan ve İsrail, gelişmeleri endişeyle takip ederken, Irak ve Katar gibi ülkeler arabuluculuk çağrıları yaptı.
İran Dışişleri Bakanlığı, saldırıya yanıt olarak nükleer anlaşmadaki yükümlülüklerini daha da azaltma sinyali verdi. Analistler, bu gerilimin Körfez bölgesinde yeni bir krize yol açabileceğini belirtiyor. Özellikle petrol fiyatlarındaki artış, küresel ekonomiyi olumsuz etkileyebilir. ABD’nin İran’a yönelik bu hamlesi, seçim öncesi dönemde Başkan Joe Biden’ın dış politikasını da etkileyebilir.
Avrupa’dan Rusya’ya diplomatik yanıt
Avrupa ülkeleri, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşta kullandığı siber saldırılar ve istihbarat faaliyetleri gerekçesiyle Rus diplomatları sınır dışı etmeye başladı. Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya’nın da aralarında bulunduğu birçok ülke, toplamda 100’den fazla Rus diplomatı “istenmeyen kişi” ilan etti. Bu koordineli hareket, Rusya’nın Batı’ya yönelik diplomatik baskısını artırmasına yol açtı. Kremlin, sınır dışı kararlarını “düşmanca” olarak nitelendirdi ve misilleme yapacağını duyurdu. Avrupa Birliği ise bu adımı “Ukrayna’nın egemenliğine yönelik tehditlere karşı bir yanıt” olarak savundu.
Diplomatik kriz, Rusya ile Batı arasındaki iletişim kanallarının daraldığını gösteriyor. Uzmanlar, özellikle enerji alanında bağımlılığın azaltılmasıyla birlikte, Avrupa’nın Rusya’ya karşı daha sert bir tutum benimsediğine dikkat çekiyor. Bu durum, iki taraf arasındaki müzakerelerin daha da zorlaşmasına neden olabilir.
DSÖ Kongo’da ateşkes çağrısı yaptı
Dünya Sağlık Örgütü, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusunda devam eden çatışmaların siviller ve sağlık hizmetleri üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekerek acil ateşkes çağrısı yaptı. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, bölgedeki sağlık tesislerinin saldırı altında olduğunu ve binlerce insanın yerinden edildiğini belirtti. Kongo hükümeti ile M23 isyancıları arasındaki çatışmalar, son aylarda şiddetlenmişti. DSÖ, ateşkesin insani yardımların ulaştırılması ve salgın hastalıklarla mücadele için kritik olduğunu vurguladı. Uluslararası toplum, ateşkes çağrısına destek verirken, bölgedeki istikrarsızlığın komşu ülkelere de sıçramasından endişe ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’nin İran’a saldırısı, Türkiye’nin güney sınırında yeni bir kriz riski yaratabilir. İran’la ticari ilişkileri bulunan Türkiye, enerji ithalatında doğrudan etkilenebilir. Avrupa’nın Rus diplomatlara yönelik sınır dışı kararları, Türkiye’nin Rusya ile dengeli ilişkilerini koruma çabasını karmaşıklaştırabilir. Kongo’daki ateşkes çağrısı ise Türkiye’nin Afrika’daki artan insani yardım faaliyetleri açısından önem taşıyor. Ankara, çatışma bölgelerinde arabuluculuk rolünü sürdürürken, bu gelişmeleri yakından izliyor ve dış politikasını bu doğrultuda şekillendiriyor.