ABD ile İran arasında son günlerde yoğunlaşan askeri gerginlik, küresel petrol piyasalarında şok dalgası yarattı. Brent petrolün varil fiyatı, Salı günü erken işlemlerde 87,39 dolara kadar yükseldikten sonra TSİ 18.44 itibarıyla 85,02 dolardan işlem görüyor. Bu seviye, Pazartesi günkü kapanışa göre yüzde 2,06'lık bir artış anlamına geliyor. Gerginliğin odağında ise stratejik Hürmüz Boğazı var; bölgede tanker trafiğinin büyük ölçüde yavaşladığı bildiriliyor.
Hürmüz Boğazı'nda Gerilim Tırmanıyor
Dünya ham petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı, İran'ın askeri tatbikatları ve ABD gemilerine yönelik tacizleri nedeniyle yeniden jeopolitik risk merkezi haline geldi. Son 48 saat içinde İran Devrim Muhafızları'na bağlı sürat teknelerinin, ABD savaş gemilerine tehlikeli yaklaşmalar gerçekleştirdiği, buna karşılık ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) bölgeye ek destroyer gönderdiği açıklandı. CENTCOM Sözcüsü, "İran'ın provokasyonları kabul edilemez; ticari gemilerin güvenli geçişini sağlamak için gerekli tüm önlemleri alıyoruz" dedi.
Petrol Piyasalarında Tedirginlik
Petrol fiyatlarındaki yükseliş, yalnızca Hürmüz'deki fiziksel aksamadan değil, aynı zamanda yatırımcıların arz kesintisi riskini fiyatlamasından kaynaklanıyor. Analistler, mevcut durumda İran'ın boğazı tamamen kapatmasının düşük olasılık olduğunu, ancak sürekli sürtüşmenin sigorta primlerini ve nakliye maliyetlerini artırdığını belirtiyor. Suudi Arabistan ve BAE'nin alternatif boru hatları bulunsa da kapasiteleri sınırlı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), stratejik petrol rezervlerini kullanmaya hazır olduğunu açıklarken, OPEC+ üyeleri acil toplantı çağrıları yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, petrol ihtiyacının önemli bir kısmını Irak ve Orta Doğu'dan sağladığı için Hürmüz'deki gerginlik doğrudan enerji maliyetlerini etkiliyor. Artan petrol fiyatları, halihazırda enflasyonla mücadele eden Türkiye ekonomisi için ek bir yük oluşturuyor. Ayrıca, Türkiye'nin İran'la sınır komşusu olması, olası bir askeri çatışmanın sığınmacı akını ve ticaret aksamaları gibi güvenlik risklerini de beraberinde getiriyor. Ankara'nın, gerginliğin diyalog yoluyla çözülmesi için arabuluculuk dahil aktif diplomasi yürütmesi beklenebilir.