ABD ve İran arasında Ortadoğu'da tırmanan karşılıklı saldırılar, küresel petrol piyasalarında sert bir hareketliliğe yol açtı. Brent tipi ham petrolün varil fiyatı, erken işlemlerde yüzde 3,3 artışla 78,50 dolara yükseldi. Bu yükseliş, ABD güçlerinin İran destekli milis gruplarına yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırması ve Tahran yönetiminin ABD üslerine yönelik füze ataklarıyla karşılık vermesinin ardından geldi. Petrol fiyatlarındaki sıçrama, küresel enerji arzında kesinti endişelerini yeniden gündeme taşırken, bölgedeki diplomatik çabaların da hız kazanmasına neden oldu.
Gerilim nasıl tırmandı?
Son günlerde ABD Merkez Kuvvetleri (CENTCOM), Suriye ve Irak'taki İran yanlısı silahlı gruplara yönelik hava saldırıları düzenledi. Saldırılarda milis gruplarının komuta merkezleri, silah depoları ve mühimmat tesisleri hedef alındı. ABD Savunma Bakanlığı, bu saldırıların “bölgedeki ABD personelini korumak ve istikrarı sağlamak amacı taşıdığını” açıkladı. Buna karşılık İran Devrim Muhafızları’na bağlı unsurlar, Irak’taki ABD askeri varlıklarına yönelik insansız hava aracı ve füze saldırıları düzenledi.
Gerilimin patlak vermesinde, geçtiğimiz hafta İsrail’in Suriye’deki İran hedeflerine saldırması ve ardından İran destekli Hizbullah’ın kuzey İsrail’e roket atması da etkili oldu. Bölgedeki bu gergin hat, bir süredir Filistin meselesi, nükleer müzakereler ve Suudi Arabistan normalleşme süreci gibi kronik sorunların gölgesinde varlığını koruyordu. Analistler, son tırmanışın Kasım 2023’teki İsrail-Hamas çatışmasından bu yana en ciddi askeri karşılaşma olduğu yorumunu yapıyor.
Petrol piyasaları ve bölgesel boyut
Petrol fiyatlarındaki artış, esas olarak Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’ndeki güvenlik kaygılarından besleniyor. Küresel petrol arzının yaklaşık beşte biri bu dar boğazlardan geçiyor. Herhangi bir kesinti, arz talep dengesini ciddi şekilde bozabilir. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), olası bir krizde stratejik petrol rezervlerini devreye sokabileceğini duyurdu. Ayrıca Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, fazla üretim kapasiteleriyle piyasayı dengelemeye hazır olduklarını belirtti.
Bölgesel güçler arasında diplomasi yoğunlaştı. Çin, hem İran hem Suudi Arabistan ile enerji ortaklığı yürüten bir aktör olarak arabuluculuk teklif etti. Rusya ise, Ukrayna savaşının devam ettiği bir dönemde petrol fiyatlarının yükselmesinden kazançlı çıkan ülkeler arasında. ABD Başkanı Joe Biden, yönetiminin İran’a yönelik yaptırımları sıkılaştırabileceği ve deniz güvenliğini sağlamak için Körfez’e ek savaş gemileri konuşlandırabileceği sinyalini verdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak yüksek petrol fiyatlarından doğrudan etkileniyor. Cari açığı ve enflasyonu artırabilecek bu durum, döviz talebini de yükseltiyor. Ayrıca Suriye ve Irak’taki gelişmeler Türkiye’nin sınır güvenliğini yakından ilgilendiriyor. Türkiye, bölgede İran destekli gruplar ve PKK arasındaki ittifaka karşı hassas. Ankara, ABD-İran geriliminin kuzey Irak ve Suriye’deki dengeleri bozmasından endişe ediyor. Bu nedenle Türk diplomasisi, hem ABD hem İran nezdinde itidal çağrısı yaparken, kendi enerji tedarik rotalarını da çeşitlendirme arayışında.