ABD ordusu, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol mücadelesinin kilitlenmesiyle birlikte İran'a karşı yeni bir saldırı dalgası başlattı. Pentagon'dan yapılan açıklamaya göre, ABD savaş uçakları ve donanma gemileri, İran'ın boğaz çevresindeki askeri mevzilerine ve radar sistemlerine hassas grevler düzenledi. Saldırılar, Tahran yönetiminin diplomatik çabaların 'boşuna' olduğunu ilan etmesinin hemen ardından geldi. Bu gelişme, ABD ile İran arasında son haftalarda artan gerilimin en ciddi askeri anını oluşturuyor.
Gelişmenin arka planı
Gerilim, İran devrim muhafızlarının geçtiğimiz hafta Hürmüz Boğazı'nda iki ABD ticari gemisine el koymasıyla başladı. Washington, bu eyleme karşılık olarak bölgeye ek savaş gemileri ve uçaklar konuşlandırmış, ardından İran'ın askeri tesislerine yönelik sınırlı hava saldırıları düzenlemişti. İran ise misilleme olarak Basra Körfezi'ndeki ABD donanmasına karşı balistik füzeler fırlattı.
Pentagon sözcüsü John Kirby, son saldırıların İran'ın boğazı kapatma kapasitesini zayıflatmayı hedeflediğini belirtti. Kirby, "İran'ın uluslararası deniz ticaretini tehdit etmesine izin vermeyeceğiz. Operasyonel hedeflerimize ulaştık" dedi. Saldırılarda İran'a ait kıyı savunma sistemleri ve füze rampalarının imha edildiği bildiriliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yolu. Boğazın herhangi bir şekilde kapatılması, küresel enerji fiyatlarında ani bir yükselişe ve tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabilir. Petrol fiyatları, son saldırı haberlerinin ardından varil başına 85 doların üzerine çıktı.
Tahran yönetimi, ABD'nin saldırılarını "uluslararası hukukun ihlali" olarak nitelendirirken, İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, "Diplomasi artık bir seçenek değil. ABD, bölgedeki varlığıyla güvenliği tehdit ediyor" dedi. Öte yandan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil bir toplantı çağrısı yaparken, Avrupa Birliği tarafları sağduyuya davet etti.
Uzmanlar, bu çatışmanın İran'ın nükleer programıyla ilgili görüşmeleri de sekteye uğratabileceği uyarısında bulunuyor. Viyana'da devam eden müzakereler, ABD'nin yeni yaptırımları ve İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri nedeniyle zaten tıkanma noktasındaydı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki bu gerilim, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de enerji arz güvenliği açısından kritik. Türkiye, petrol ve doğalgaz ihtiyacının önemli bir kısmını Körfez ülkelerinden sağlıyor. Boğazın tıkanması veya gerginliğin sürmesi halinde enerji maliyetleri artabilir. Ayrıca, İran ile ABD arasındaki çatışma, Türkiye'nin komşusu Irak ve Suriye'deki istikrarı da tehdit ediyor. Ankara, hem NATO üyesi olarak Washington'la ittifakını hem de Tahran'la enerji ve ticaret ilişkilerini dengelemek zorunda. Bu kriz, Türkiye'nin diplomatik arabuluculuk rolünü ön plana çıkarabilir.