ABD ile İran arasında yeniden alevlenen gerilim, küresel ekonomik büyümeye ilişkin kaygıları derinleştirerek sanayi emtialarının görünümünü olumsuz etkiledi. Baz metaller grubunda yer alan bakır, alüminyum, çinko ve kurşun gibi kritik hammaddelerin fiyatları, haftanın son işlem gününde belirgin bir düşüş kaydetti. Yatırımcılar, jeopolitik risklerin ticaret akışlarını ve sanayi üretimini sekteye uğratabileceği endişesiyle riskli varlıklardan çıkış yaparken, güvenli liman talebi arttı.
Gerginliğin arka planı ve piyasalara yansıması
İki ülke arasındaki gerilim, İran'ın nükleer programındaki son gelişmeler ve ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığını artırmasıyla yeniden tırmandı. Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırdığına dair haberler, Washington yönetiminin yeni yaptırım tehditlerini beraberinde getirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İran'ın bölgedeki vekil güçler aracılığıyla Amerikan çıkarlarını hedef aldığı iddia edildi. İran ise suçlamaları reddederek, meşru müdafaa hakkını kullandığını savundu.
Londra Metal Borsası'nda (LME) işlem gören bakır vadeli kontratları, yüzde 1,8 değer kaybederek ton başına 9.450 dolara geriledi. Alüminyum yüzde 1,5, çinko yüzde 2,1 ve nikel yüzde 2,3 oranında düştü. Analistler, düşüşün sadece jeopolitik faktörlerden değil, aynı zamanda Çin ekonomisindeki yavaşlama sinyallerinden de kaynaklandığını belirtiyor. Çin, dünyanın en büyük metal tüketicisi olarak konumunu korurken, ülkedeki inşaat ve imalat sektörlerine dair zayıf veriler, talep beklentilerini aşağı çekiyor.
Küresel boyut: ekonomik büyüme endişeleri
ABD-İran gerginliği, yalnızca metal piyasalarını değil, aynı zamanda petrol fiyatlarını ve hisse senedi piyasalarını da etkiledi. Brent petrol, varil başına 78 doların üzerinde seyrederken, küresel hisse senedi endeksleri haftalık bazda değer kaybetti. Ekonomistler, bu tür jeopolitik olayların, zaten sıkıntılı olan küresel tedarik zincirlerine ek yük getirdiğine dikkat çekiyor. Özellikle Avrupa ve Asya'da faaliyet gösteren otomotiv, elektronik ve inşaat firmaları, hammadde fiyatlarındaki oynaklıktan olumsuz etkilenebilir.
Öte yandan, merkez bankalarının faiz politikaları da metal fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bu yıl faiz indirimi yapacağına dair beklentiler, doların zayıflamasına ve dolar cinsinden emtiaların cazibesinin artmasına neden olsa da, jeopolitik riskler bu eğilimi bastırıyor. Uzmanlar, gerginliklerin kısa vadede fiyatları aşağı çekebileceğini, ancak arz kesintisi yaşanması durumunda tersine bir hareketin de olası olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, baz metallerin önemli bir ithalatçısı konumundadır. ABD-İran gerginliği küresel talebi düşürerek fiyatların gerilemesine yol açmış olsa da, bu durum Türkiye için kısa vadede girdi maliyetlerini azaltıcı bir etki yaratabilir. Ancak bölgesel istikrarsızlığın ticaret yollarını ve enerji maliyetlerini olumsuz etkilemesi halinde, Türk sanayisi için net etki negatif olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin İran ile olan sınır ticareti ve enerji bağımlılığı göz önüne alındığında, olası yaptırımların veya askeri çatışmanın Türk ekonomisine yansımaları dikkatle izlenmelidir.